Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu

   


Go Back   Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu > Diğer Online Oyunlar > World Of Warcraft [WOW]

World Of Warcraft [WOW] World Of Warcraft [WOW] hakkındaki yazılar bu köşemizdedir.


Warcraft`ın GENEL Efsanesi 2.Bölüm

World Of Warcraft [WOW]


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 27 Eylül 2013   #1
Banned
Avatar Yok
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 14 Ekim 2012
Mesajlar: 2.660
Konular: 834
Rep Puanı: 47867
Rep Gücü: 0
Rep Derecesi : Aliaena has a reputation beyond reputeAliaena has a reputation beyond reputeAliaena has a reputation beyond reputeAliaena has a reputation beyond reputeAliaena has a reputation beyond reputeAliaena has a reputation beyond reputeAliaena has a reputation beyond reputeAliaena has a reputation beyond reputeAliaena has a reputation beyond reputeAliaena has a reputation beyond reputeAliaena has a reputation beyond repute
Aldığı Teşekkürler: 172
Ettiği Teşekkürler: 107
Standart Warcraft`ın GENEL Efsanesi 2.Bölüm

BÖLÜM 2: Yeni Dünya



Dath'Remar tarafından yönlendirilen High Elfler,
Kalimdor'u arkalarında bırakarak, fırtınaları aşarak
Maelstrom'a doğru yöneldiler. Yıllar boyunca denizde
kendilerine ait bir büyü dünyası kurmak için hayaller
kurarak doğuya doğru yollarına devam ettiler. Bu
yolculuk onlara Eski Krallıkları'nın yıkımını ve
anlayamadıkları birçok şeyi gösterdi. Burning Legion'un
gücünün o anda farkına vardılar. Dath'Remar, (daha
sonra adı Sunstrider diye anıldı) halkına, bir krallık sözü
verdi. Sonsuza kadar sürecek bir Büyü Krallığı...

Donanma sonunda, İnsanların daha sonra Lordaeron
diyecekleri bölgenin sahillerine geldi. İçlere doğru
yayılan High Elfler, Tirisfal Glades adı verilen yerde bir
yerleşim kurdular. Kısa bir zaman sonra, bir şeyler ters
gitti: High Elfler delirmeye, saldırganlaşmaya başladı. O
zamanın bilgeleri, bulundukları yerin lanetli olduğu
kararına vardılar ancak asla doğrulanamayan bir teoriydi
bu. High Elfler göçetmek zorunda kaldılar.



High Elfler, Lordaeron'un dev ormanlarla kaplı
dağlarından geçerken, birçok güçlükle karşılaştılar.
Sonsuzluk Kuyusu'nun yaşam dolu gücünden
koptuklarından beri, hava koşullarından dolayı çoğu
hastalanmış ve açlıktan ölmüştü. En garip değişiklik ise,
artık ölümsüz değillerdi ve elementlere karşı güçleri de
yoktu. Morumsu renkli tenleri gitmiş, tenlerindeki renk
solmuştu. İçinde bulundukları zorlu yaşam koşullarının
üstüne bir de Lordaeron'un devasa yaratıklarıyla
savaşmak zorunda kalmışlardı. Bu arada, yolculuklarının
bir kısmında ilkel insan kabilelerinin ilk örnekleri ile
karşılaştılar. Bu ilkel insanlar, dev ormanların içinde
avlanarak yaşayan ufak gruplardan ibaretti, tabi ki High
Elflere bir tehdit oluşturmayacaklardı. Ancak High Elfler
en büyük tehditlerini dev orman Zul'Aman'da
bulacaklardı.

Bu yosun derili yaratıkların adı Trolldü. Kendi
organlarını ve ölümcül yaralarını anında iyileştirebilen
güçlü bir ırktı ancak her zaman barbarca yaşamayı
seçmişlerdi. Lordaeron'un kuzeyinde Amani Krallığı adı
altında birleşen bu Troller, yeni ziyaretçilerinden hiç
hoşlanmadılar ve Elfleri sınırlarını aştıklarını görünce
vahşice saldırdılar. High Elfler de buna karşılık olarak,
Trolleri gördükleri yerde öldürdüler.

Uzun yıllar boyunca, High Elfler kendilerine Kalimdor'daki
gibi güzel bir yer aradılar ve sonunda şansın yardımı ile
kuzeydoğu dağlarını aşarak dev düzlüklere ve güzel
nehirlere sahip bir coğrafya keşfettiler. Buraya
Quel'Thalas dediler, ve dev bir krallık kurmaya başladılar.
Öyle bir krallık ki, Kalimdor'daki kuzenlerinin kıskanacağı
kadar güzel bir krallık. Ne yazık ki, High Elflerin
sonradan öğrendiği gerçek onlara çok pahalıya
patlayacaktı. Quel'Thalas, Trollerin eskiden kalma dev
şehirlerinin üzerine kurulmuştu. Troller bu toprakları
kutsal sayıyorlardı. Neredeyse hemen hemen tüm
Trolller, Elf yerleşim alanlarına saldırmaya başladı.

İnatçı Elfler, yeni buldukları toprakları vermekte
gönülsüzlerdi, Sonsuzluk Kuyusu'nun verdiği güçleri
kullanarak büyülerini kullandılar ve delirmiş Trolleri
kontrol altında tuttular. Dath'Remar'ın liderliğinde Amani
Savaşçılarını ona bir olmalarına rağmen yenmeyi
başardılar. Bazı Elfler Kaldorei'lerin eski uyarılarından
olan, büyünün Burning Legion'un dikkatini çektiği
gerçeğini hatırlattı. Bu yüzden, Quel'Thalas bilginleri,
topraklarının üstünü çevreleyen bir büyü bariyeri
kurdular. Bu bariyer sayesinde büyüler evrende
yankılanmayacaktı, böylece Burning Legion'un dikkati
çekilmeyecekti. Quel'Thalas'ı çevreleyen dev dikili taşlar
kuruldu ve bariyer kuruldu. Bu dikili taşlar, sadece
büyüleri engellemekle kalmadı, aynı zamanda batıl
inançlı Troll Ordularını korkuttu.

Zaman geçtikçe, Quel'Thalas High Elflerin çabalarının ve
büyü gücünün parlayan bir anıtı oldu. Muhteşem
güzellikteki sarayları, Kalimdor'daki kuzenlerininki gibi
tasarlandı ve inşa edildi. Quel'Thalas bu hali ile Elf
elinden çıkmış en güzel şehir oldu. Silvermoon adı
verilen bir meclisle
Sunstrider Hanedanlığının politik gücü pekiştirildi. Yedi
tane High Elf Lordundan oluşan meclis, Elf topraklarını
korumak için çalıştılar. Koruyucu kalkanla korunan
topraklarında, eski Kaldorei uyarılarından uzakta büyüyü
hayatlarının her alanında kullandılar.

Neredeyse, dört bin yıl boyunca High Elfler barış içinde
yaşadılar. Ancak intikam almak isteyen Troller asla
yenilmemiştiler. Ormanın derinliklerine yerleşen troller,
sayılarını arttırdılar ve en sonunda dev bir Troll ordusu
Quel'Thalas'ın gölgeli ormanlarına girerek savaşı
başlattılar.

Arathor ve Troll Savaşları
(Warcraft I’den 2,800 yıl önce)




High Elfler bu dev Troll ordusu ile savaşırken, gelişmeye
başlayan İnsanlar, kendi kabile toprakları için
savaşmaktaydılar. İnsanlığın ilk savaşları ne onurdan ne
de ayrımdan söz edilebilecek savaşlardı. Herkes kadın,
çocuk, yaşlı demeden katlediliyordu. Ancak sadece bir
kabile, adı Arathi olan kabile, Trollerin gözden
kaçırılmayacak kadar dev bir tehdit olduğunu görebildi.
Arathi bu yüzden bütün kabileleri kendi kontrolüne
almak istedi ki, sıra kendilerine geldiğinde Trollere karşı
savaşı kazanabilsinler.

Bu düşüncenin ardından geçen altı yıl boyunca Arathi
tüm kabilelerle savaştı ve her zaferin sonucunda, Arathi
barış ve eşitlik vaad etti ve ele geçirilmiş insanların
saygısını kazandı. Bunun sonucunda Arathi Ordusu
inanılmaz derecede büyüdü. Artık güçlerinin Trollere
karşı gelebileceğine inanan insanlar, Lordaeron'un
güneyinde bir kale kurdular. Adı Strom koyulan bu kale,
Arathi milletinin başkenti olurken, Krallığın adı Arathor
oldu. Arathor zenginleşirken, Lordaeron'un başka
yerlerinde yaşayan insanlar Arathor'un güvenli
topraklarına yerleşmeyi seçtiler.



Tek bir bayrakta birleşen İnsan kabileleri, iyimser ve
güçlü bir kültür geliştirmeye başladılar. Thoradin,
Arathor'un Kralı, Gizemli Elflerin halen Troll işgalinde
olduğunu biliyordu ancak kendi insanlarının güvenliğini
tehlikeye atmak istemiyordu. Elfler ve Trollere karşı çok
az şey bilen İnsanlar aslında her iki ırka da soğuk
bakmaktaydı. Aylar sonra Elflerin düştüğüne dair
dedikodular Thoradin'in kulağında geldiğinde perişan iki
tane High Elf Elçisi Strom'dan içeri girmişti, böylece
Thoradin, Troll tehdidinin burada duramayacağını anladı,
sıra çok yakında onlara gelecekti.

Elfler, Thoradin'i Trollerin dev ordularının Quel'Thalas'ı
işgal ettikten sonra güneye ineceğini ve buraya
saldıracağını söylediler. Çaresiz Elfler, askeri yardıma
muhtaçtılar ve çaresiz olarak seçilmiş bazı insanlara
büyü kullanmayı öğretmeyi kabul ettiler. Ancak Thoradin
büyüye duyduğu güvensizliği bir kenara bırakıp, Elfler'e
yardım etmeyi kabul etti. Hemen Strom'a gelen Elfler belli
başlı seçilmiş insanları eğitmeye başladılar.

Elfler başta İnsanların büyü kullanmakta oldukça
beceriksiz olduğunu gördüler ve bununla aralarında
dalga geçmeye bile başlamışlardı.Tam yüz tane İnsan'a
büyünün en basit güçlerini kullanmayı öğrettiler, sadece
Trollerle savaşabilecekleri kadar. İnsan öğrencilerinin
hazır olduğuna ikna olan Elfler, savaşa doğru,
Thoradin'in dev orduları ile birlikte kuzeye doğru yola
çıktılar.

Birleşik Elf ve İnsan orduları ile Troll Orduları, Alterac
Dağlarının eteklerinde çarpışmaya başladı. Savaş uzun
günler sürdü. Arathor orduları vahşice ve delirmiş
şekilde üstlerine gelen Troll ordularına hiç yorulmadan
veya bir santim bile toprak vermeden savaştılar. Elf
Lordları zamanın geldiğini düşünerek büyü güçlerini
kullanmaya başladılar, yüz tane İnsan Büyücü ve birçok
Elf büyücüsü büyülerini kullanarak Trolleri şok ettiler.
Elemental Ateşler Trolleri yakarak kendilerini
iyileştirememelerini sağladı ve Troller gittikçe zayıfladı.

Troll Orduları bozulmaya ve kaçmaya başlayınca,
Thoradin'in orduları takip etti ve bulduklarını öldürdüler.
En sonunda çok az bir Troll sayısı kaçmayı başardı.
Troller bu savaştan sonra asla eski güçlerine
kavuşamadılar ve tek bir millet olarak görülmediler.
Quel'Thalas'ın kurtulduğundan emin olan Elfler ve
İnsanlar arasında çağlar boyunca devam eden dostlukları
böylece başlamış oldu.

Tirisfal Bekçileri(Warcraft I'den 2,700 Yıl Önce)

Trollerin kuzey topraklarından sürülmesinden sonra
Elfler, kendi yıkılmış krallıklarını baştan yapmak için
yeniden çalışmaya başladılar. Zafer kazanmış Arathor
Orduları Strom'a döndüler. İnsan toplumu zenginleşip
geliştikçe, Thoradin'in içinde bu kadar hızlı büyümenin
İnsanları birbirinden ayıracağı korkusu belirdi ve bu
yüzden Strom'u merkez olarak her zaman kullanıp
otoritesini gösterdi. Uzun yıllar boyunca barışın kol
gezdiği Lordaeron'da büyüyen İnsanlar, Thoradin'in
ölümünden sonra genç nesillerle birlikte krallıklarını
büyütmek için çalışmaya başlattılar ve bu yüzden
Strom'dan öteye gitmek için hayaller kurmaya başladılar.

Elfler tarafından eğitilen asil yüz İnsan büyücü, güçlerini
geliştirerek, Elflerden bile öteye gitmek için uğraşmaya
başladılar. Bu büyücüler, asil güçleri ve ruhları yüzünden
seçilmişlerdi ve bu güçlerini her zaman önemsediler ve
sorumlulukla kullandılar ancak büyücüler bu güçlerini ve
sırlarını genç jenerasyonlara öğretmeye başladıklarında,
hiç savaş yaşamamış ve bu yüzden büyü gücünü
hayatının her yerinde kullanmaya başlamış Genç
Büyücüler ortaya çıkmaya başladı. Sorumluluk içermeyen
hareketleri ile krallık içinde sorunlar baş göstermeye
başladı.

Krallık büyüdükçe ve toprakları genişledikçe, Genç
Büyücüler yolculuklarla güney topraklarına yayıldılar ve
kendilerini ve halklarını vahşi hayvanları koruyarak veya
avlanarak geçinmeye başladılar ve bu da Strom'un
ötesinde başka şehirler yapmaya olanak sağladı. Ancak
güçleri geliştikçe, toplumdan büyücüler yavaş yavaş
kopmaya başladı.

İkinci Arahtor şehiri Dalaran oldu. Dalaran, Strom'un
kuzeybatısında kalan Hillsbrad adı verilen yerde
Lordamere Gölü'nün güney kıyısına kurulmuştu. Güney
topraklarına yayılan büyücülerin hepsi buraya yerleşmeyi
uygun gördüler. Burada büyüyü istedikleri şekilde daha
özgür bir biçimde kullanmak istediler. Büyücülerin
hayalindeki şehirdi Dalaran. Böylece başlayan Dalaran
inşası ile birlikte dev bir ekonomi de ardından geldi
böylece Dalaran İnsanların büyü şehri oldu. Strom'dan
daha büyük, daha görkemli ve güzel bir şehir olmuştu
artık. Ancak büyünün bu kadar çok kullanması, daha
fazla büyücünün yetişmesine ve en sonunda büyücülerin
neredeyse hepsi gerçekle sanal arasındaki farkı
anlayamamaya başladı.

Sonsuzluk Kuyusu'nun yıkılması ile dünyada hapsolan
ve saklanan bir çok Burning Legion Ajanı büyünün
gücünü hissedince, evrenin her tarafından gözler tekrar
dünyaya çevirildi.Yer altından çıkan iblislerin tek amacı
vardı artık: Dalaran. Dalaran'a önce çok zayıf demonik
saldırılar başladı ancak Dalaran yöneticileri tarafından
örtbas edildi, halktan saklandı. Birçok güçlü büyücü
Demonların peşinden onları ele geçirmeye gönderildi
ancak hepsi güçlü Burning Legion'a karşı güçsüz
kalıyordu.

Birkaç ay sonra batıl inançlı köylüler, Dalaran
yöneticilerinin onlardan korkunç birşey sakladığına
inanmaya başladı. Etrafta devrim dedikoduları dolaşmaya
başladığında, Arathor halkı büyücülerin gücünü
sorgulamaya başlamıştı. Halkın isyan çıkarmasından
korkan ve Strom'daki Kral'ın onlara karşı tavır
almasından korkan Büyücüler, sorunlarını her şeyin
başlangıcını yaratan ırka açtılar: High Elfler...

Dalaran'daki demonik aktivitenin varlığını duyan Elfler
hemen en güçlü büyücülerini İnsan topraklarına
gönderdi. Dalaran'daki enerjiyi araştıran Elf büyücüleri
detaylı bir rapor hazırlayarak, içindeki Demonik aktiviteyi
belirttiler. Raporun sonunda dünya üzerinde çok az
demon olduğu ancak Legion'un hala çok büyük bir tehdit
olduğunu belittiler.

Quel'Thalas'ı yöneten Silvermoon meclisi, Dalaran'ın
büyücüleri ile gizli bir antlaşma yaptılar .Elfler, Dalaran
büyücülerine eski Kalimdor ve Burning Legion'dan
bahsettiler, eski savaşları anlattılar. İnsanlara büyü
kullandıkları sürece Halklarını Legion'un ajanlarından
korumak zorunda olduklarını söylediler. Dalaran
büyücüleri bunun üzerine tek bir ölümlü büyücüye her
türlü gücü vererek Legion'a karşı olan bu gizli savaşta
savaşçı olarak öne sürmek fikri ile geldiler. Böylece
İnsan halkının korkması veya paranoyak bir şekilde
birbirlerine saldırması önlenmiş olacaktı. Elfler bu fikri
kabul ettiler ve gizli bir örgüt kurmayı kabul ettiler. Elfler
her zaman bu Bekçi'nin ardında olacak ve onu kontrol
edeceklerdi, böylece güçlenen bekçi Burning Legion
Ajanlarına karşı dünyayı koruyacaktı.

Örgüt, toplantılarını gölgeli Tirisfal Glades'de yaptı.
Burası aynı zamanda High Elflerin Lordaeron'da
yerleştikleri ilk yerdi. Bu yüzden, bu örgütün adı Tirisfal
Bekçileri oldu. Seçilen ölümlü şampiyonlar İnsan ve Elf
büyü gücünün tamamı ile donatılırdı. Aynı zaman
diliminde sadece bir tane şampiyon olabilirdi ve bu
şampiyon tek eliyle Burning Legion'un her türlü ajanını
yok edebilecek güçteydi. Bekçinin güçleri o kadar
güçlüydü ki sadece Tirisfal Meclisi adı verilen Elf-İnsan
ortak bir komisyonun gözetiminden geçmeden bir Bekçi
seçilemezdi. Ne zaman bekçi yaşlanır veya savaşta zayıf
düşerse yerinde bir başkası getirilirdi.

Nesiller geçtikçe, Bekçiler İnsanlığı görünmez Burning
Legion tehtidinden korudular. Bu gizli savaşın ardında
ise gelişen bir İnsanlık İmparatorluğu ve gittikçe yayılan
bir büyü çılgınlığı vardı. Bu arada her zaman bekçiler
tetikte kalmışlardı...

Ironforge - Cücelerin Uyanışı (Warcraft I'den 2,500 Yıl Önce)



Eski çağlarda, Titanların Azeroth'u bırakınca, çocukları
olarak sayılan Earthenler dünyada kalıp dilediklerince
dünyaya şekil vermeye devam ettiler. Earthenler
yüzeyde geçen olaylarla ilgisi pek olmayan hiçbir yüzey
ırkını tanımayan bir varlıklar topluluğuydu. Her biri
dünyayı şekillendirmek için bıkmadan usanmadan
uğraşıyorlardı.

Sonsuzluk Kuyusu'nun patlaması, her ırk gibi Earthen'i
de çok etkilemişti. Dünyanın duyduğu acının aynısını
içlerinde hisseden Earthenler kendi kimliklerini bu
çalkantılı dönemde kaybetmeye başlamışlar ve
kendilerini Titanların yeraltında kalan dev şehirlerine
kapatmışlardı. Bunların en çok bilineni Uldaman adı
verilen şehirdir. Uldaman'ın yanında Uldum, Ulduar gibi
bir çok eski Titan şehri bulunuyordu. Dünyanın altında
bu ırk, sekiz bin yıl boyunca uyudu.

Kendilerini neyin uyandırdığı bilinmesede, Uldaman'da
olan Earthenler kendilerini kapattıkları şehirlerden dışarı
çıkmak istediler. Earthenlerin yüzeye ilk çıktıkları anda
fark ettikleri, bu uyuma sürecinde çok değiştikleriydi.
Kayalardan oluşan derileri yumuşamış ve düzgün bir hal
almıştı, taşa ve toprağa olan güçleri ise yavaş yavaş yok
olmaya başlamıştılar ve en son olarak ise artık ölümsüz
olmadıklarını anladılar.

Kendilerine cüce demeye başlayan Irk, Uldaman'ın
önündeki yerleşimlerinden ayrılıp dünya yüzeyinde
dolaşmaya başladılar. Halen derin yerlere ve
derinliklerdeki gizemleri araştırmaya meraklı olan cüceler
dünyanın en büyük dağının bulunduğu yere bir krallık
kurdular ve kuruldukları toprağa onları yaratan Titan
yaratıcısı Khaz'goroth'un şerefine Khaz Modan dediler
yani Khaz'ın Dağı. Bu Titan'a duydukları sevgiden dolayı
dağın kalbine dev bir anıt diktiler ve bir Demirci Ocağı
kurdular ve bundan sonra etrafında gelişen şehre
Ironforge dendi.

Cüceler, doğaları gereği değerli taşları biçimlendirmek ve
değerli mineralleri bulmak için devamlı bir istek içinde
çalıştılar. Ancak yer altına duydukları bu istek ve sevgi
yüzünden yeryüzünde yaşayan komşularından hep izole
yaşadılar.

Yedi Krallık (Warcraft I'den 1,200 Yıl Önce)



Strom Arathor'un başkenti olarak bilinse de, Dalaran gibi
birçok yeni şehir kurulmaya başladı. İlk olarak Gilneas,
Alterac ve Kul Tiras adı verilen şehirler kuruldu. Hepsinin
kendi düzenleri ve ticaret sistemi vardı ve hepsi de
Strom'un altında birleşmekten yanaydı.

Tirisfal Bekçileri'nin koruması ile yaşayan Dalaran halkı
dünyaya büyüyü yaymaya devam etti. Dalaran
yöneticileri, Kirin Tor meclisini kurarak her türlü büyüyü,
değerli eşyayı incelemeye koyuldular.

Gilneas ve Alterac Strom'un en büyük savunucuları
oldular ve dev ordular kurarak Khaz Modan'ın kuzeylerini
keşfettiler. İşte bu zaman içerisinde Cüceler ve İnsanlar
ilk defa birbirleri ile temas haline geçmiştir. Bundan
sonra Ironforge'ye ilk İnsanlar ayak basmıştır. İnsanlar ve
Cüceler birbirleri ile birçok sırrı paylaştılar ve
birbirlerinin savaşa olan ilgilerini keşfettiler.

Kul Tiras, Lordaeron'un güneyinde büyük bir adanın
üstüne kurulu bir şehirdi. Ekonomisi balıkçılık
ve gemicilik ile sağlıyordu bu yüzden zenginleşmiş bir
şehirdi. Zaman geçtikten sonra Kul Tiras dev bir gemi
filosu kurarak dünyayı araştırmaya koyuldu ve değişik
yerlerden değişik mineraller ve eşyalar
getirdiler.

Zaman geçtikçe Strom'un Lordları kendi evlerini kuzey
Lordaeron'a taşıdılar. Eski Kral Thoradin'in varisleri,
Strom'un başkent olması konusunda ısrar etselerde
Strom Lordları kuzey'e aydınlanma ve yeni bir şehir
kurma hayali ile yerleştiler. Dalaran'ın kuzeyinde kurulan
bu şehrin adı toprağın adını paylaşarak Lordaeron oldu.
Lordaeron daha sonradan bir Kutsal Şehir halinde geldi,
dinine bağlı olan çoğu insanın uğrak yeri haline geldi.

Arathi'nin varisleri, Strom'un terk edilişinden sonra Khaz
Modan'ın güney topraklarına indiler ve uzun yıllar süren
bir yolculuktan sonra Azeroth (şimdiki adıyla Eastern
Kingdoms) olarak adlandırdıkları kıtada Stormwind adlı
krallığı kurdular, ve sonunda dev bir İnsan Krallığı kurulmuş
oldu.

Çok az savaşçı Strom'u koruma görevini üstlenmişti.
Strom artık krallığın başkenti değildi ve bundan sonra
yeni bir millet oluşturmaya başladılar ve kendilerine
Stromgarde dediler. Her İnsan şehri kendi içinde
gelişmeye başlasa da, Arathor İmparatorluğu yavaş yavaş
erimeye başlamıştı. Tüm şehirler birbirinden ayrılmaya
başlamış ve Kral Thoradin'in birleşmiş insan
imparatorluğu fikri sonsuza kadar yok olmuştu.

Aegwynn ve Ejderha Avı (Warcraft I'den 832 Yıl Önce)



Kurulan yedi krallık birbiri arasında rekabete ve
sürtüşmelere başlayınca Bekçiler bu olayın kaos
yaratacağından korkarak izlediler. Zaman içinde birçok
Bekçi gelip geçmişti ancak bu zamanlarda tek bir kişi
Tirisfal'in tüm büyülü gücünü kontrol etmekteydi.
Kendisini gölgenin dev savaşçısı sayan Aegwynn...
Aegwynn bir İnsan Kız çocuğuydu, örgütün çok zor
sınavlarından başarı ile geçmişti ve Bekçilik görevini
kazanmıştı. Aegwynn hemen avcılığa başlayarak birçok
yaratığı yoketmiştir ve Tirisfal Meclisi'ne kafa tutacak ve
erkek üstünlüğüne bile karşı savaşacak bir Bekçi
olmuştur. Düşüncesine göre Tirisfal Meclisi'ni kuran
İnsan ve Elflerin bu soruna köküne bir son getirmesi için
hiçbir şey yapmamaktadır. Bu yüzden sabırsız bir şekilde
devamlı bir tartışma havasında geçen toplantılara
rağmen, Aeggwynn çok güçlü olduğundan dolayı hep
Bekçi olarak kalmıştı.

Tirisfal'deki gücü artmaya başlayan kız, en sonunda bir
yerlerde fısıldanan bir dedikoduya aldanarak soğuk
Northrend kıtasında yaratık avına çıktı. Kuzeye yolculuk
yaparak Aegwynn tüm yaratıkları dağlara kadar kovaladı.
Burada bulduğu yaratıkların çok yaşlı bir ejderhayı
avladılarıydı. Dev dragon ve yanındaki dragonlar bu
yaratıklarla başa çıkabilmelerine rağmen Aegwynn savaşa
katılarak yaratıkları yok etmeyi başardı. Bunlar olduktan
sonra dev bir fırtına Northrend'in üstüne çoktü ve
gökyüzünde dev bir karanlığın içinden Sargeras (Burning
Legion’'un Efendisi) ortaya çıktı. Aegwynn'in önünde
duran Sargeras, genç bekçiye yakında Tirisfal Meclisi'nin
yıkılacağını ve dünyanın yakında kontrolüne geçeceğini
söyledi.

Aegwynn, kendinin bir tanrı kadar kuvvetli olduğunu
sanarak Sargeras'a büyülerini gönderdi ve garip bir
şekilde Sargeras'ın dış kabuğunu yok ettiğini görünce
Sargeras'ın öldüğünü zannetti ve bedenini Eski Kalimdor
çağlarından kalan bir Night Elf tapınağını sular altından
yükselterek Sargeras'dan geriye kalanları buraya kitledi
ve tekrar tapınağı kimsenin bulamayacağını zannettiği
derin sulara gömdü. Ancak Aegwynn, Sargeras'ın ne
planladığını asla bilemeyecekti. Sargeras'ın ölüm
numarasından sonra Aegwynn'in zayıf ruhunun içine
girerek burada gizlendi. Uzun yıllar da bu bedenin içinde
gizlenerek planını uygulamak için zaman kolladı.



Üç Çekiç Savaşı (Warcraft I'den 230 Yıl Önce)



Ironforge cüceleri uzun yüzyıllar boyunca barış içinde
yaşadılar. Ancak daha sonra sayıları çok artınca dev
şehirlerde yaşayamamaya başladılar. Büyük Kral,
Modimus Anvilmar'dan sonra Cüceler 3 ayrı fraksiyona
ayrılmaya başladılar.

Madoran Bronzebeard tarafından yönetilen Bronzebeard
Klanı, Ironforge'nin koruyucuları oldular. Khardros
Wildhammer tarafından yönetilen Wildhammer Klanı
şehrin kontrolunu ele geçirmek için çalışmaya başlaılar.
Dağın en altında Büyücü Thaurissan tarafından yönetilen
Dark Iron Cüceleri de diğer iki ırktan kopmaya başladılar.
Bu 3 fraksiyon ilk başlarda barış içinde yaşasalarda,
halen seçilemeyen kral yüzünden Ironforge'nin
yönetimini kim alacak sorusu halen kafalarda bir soru
işareti oluşturmaktaydı. Bu yüzden savaşa giren 3
fraksiyon uzun süre yerin altında kanlı savaşlar yaptılar.
Sonunda en güçlü ordulara sahip olan Bronzebeard
Klanı, Dark Iron ve Wildhammer Klanlarını dağın
derinliklerinden attılar.

Khardros ve Wildhammer savaşçıları kuzeye yolculuk
ederek kendi krallıkları olan Grim Batol'u kurdular ve
burada kendi hazinelerini oluşturdular. Thaurissan ve
Dark Ironlar bunu yapmadılar, küçük düşmekten ve
yenilmekten hiç hoşlanmayan Dark Ironlar çok güzel bir
yer olan Redridge dağlarında yeni bir şehir kurdular. Çok
zengin oldular ve diğer klanlarla başa baş yarışmaya
başladılar ancak daha sonra Thaurissan ve büyücü karısı
Modgud, Ironforge ve Grim Batol'a iki ordu göndererek
savaş başlattılar. Dark Ironlar, Khaz Modan'ı kendi
toprakları yapmak istiyordu.

Dark Iron orduları her iki şehirde savaşa başladı ancak
Marodan'ın orduları hemen Dark Iron ordularını yenilgiye
uğrattı ve Thaurissan kaçmaya zorlandı.Grim Batol’da
ise Modgud’un orduları ise yeni yeni çarpışmaya
başlamıştı.

Ancak Modgud çok güçlüydü çoğu savaşçıyı kendi
öldürdü ve şehri kuşatmaya başladı ancak Khardros'la
savaşırken hayatını kaybeden Modgud yüzünden tüm
savaşçılar kaçtılar ve Ironforge'nin yardımı ile
karşılaştılar. Dark Iron ordusunun hepsi orada yok edildi.

Birleşen Ironforge ve Grim Batol orduları güneye dönerek
Thaurissan ve Dark Ironları yok etmek adına yola çıktılar.
Çok uzaklaşmadan Thaurissan'ın öfkesi dev bir büyü ile
açığa çıktı. Dev bir doğaüstü varlık çağırmaya çalışan
Thaurissan, zafer elde etmeye çalışıyordu ve dünyanın
altından dev bir gücü ortaya çıkardı ancak bu onun
kıyameti olacaktı.



Elemental Lordu Ragnaros, Thaurissan'ın çağrısı ile
serbest kalmıştı ve tekrar bir bünyeye kavuşan Ragnaros,
Redridge Mountains'de dev bir yıkıma yok açtı. Dev
volkana dönüşen Dark Iron şehri olan dağ yandı, ve
dağlar yükselerek Searing Gorge ve Burning Steppes
alanlarını yarattı. Thaurissan bu sırada öldürüldü ve
Ragnaros yeni yaratıklarını çağırarak tekrar güçlenmeye
başladı. O gündur Ragnaros dev volkanın içinde planlar
kurmakla uğraşmaktadır.

Dev patlama ve oluşumları gören Cüce kralları ordularını
geri çekerek olanları görmemeyi tercih ettiler.

Bronzebeard klanı Ironforge'lerini tekrar kurdular.
Wildhammerler ise Grim Batol'a döndüler ancak dev
savaşta çok zarar gören Grim Batol'u terk etmeye karar
verdiler. Çok üzülmüşlerdi, Kral onlara Ironforge'ye
dönmeye ikna etmeye çalıştı ancak kabul edilmedi bu
yüzden Khardros Hinterlands'e giderek Aerie Peak'da
yeni bir şehir kurdu.

Hala Ironforge Cüceleri ile bağlarını koparmak istemeyen
Wildhammer Clanı, iki kıta arasında dev bir köprü yaparak
adını Thandol Span koydu. Bu ticaret dolayısı ile iki
krallıkta çok gelişti. Daha sonra Madoran ve Khardros
atalarının şerefıne iki dev heykeli güney topraklarında
kurdu. Bu iki heykeli Dark Ironlar'a savaşırsanız
kaybedersiniz der gibi burada duruyorlar.

İki krallık birbirlerine sıkıca bağlandılar ancak Grim
Batol'da yaşadıklarından sonra Wildhammer'ler yer
altında yaşamak yerinde yer üstünde normal bir şehir
kurmayı tercih ettiler. Ironforgedekiler bunu hiç
yadırgamadılar.

Son Bekçi (Warcraft I'den 45 Yıl Önce)



Bekçi Aegwynn çok gelişti ve güçlendi. Tirisfal'deki
enerjileri onun yaşamını da uzattı. Aptalca Sargeras'ı
öldürdüğünü düşünen Aegwynn, dünyayı yaratıklardan
korumaya devam etti. Bu tam 9 yüzyıl sürmüştü ve
sonunda Tirisfal Bekçileri Aegwynn'in yerine başka
birisinin gelmesinin vaktinin geldiğini düşündüler.
Meclis, Aegwynn'in Dalaran'a dönmesini emretti, böylece
kendilerine yeni bir bekçi bulabileceklerdi ancak
Aegwynn, meclise güvenmeyerek kendi soyundan birinin
bekçi olması için düşünmeye başladı.

Aegwyn bir erkek çocuğu doğurmak ve ona tüm gücünü
vermek istedi. Bunu meclisten gizli yapmak için
Azeroth'un güneyinde Aegwynn mükemmel bir erkek
buldu. Çok güçlü bir İnsan Büyücüsü olan Nielas Aran.
Aran Azeroth'un kralının baş danışmanıydı ve çok güçlü
bir büyücüydı. Aegwynn Aran'ı baştan çıkararak bir
çocuk yapmaya ikna etti. Aran bu güçlerin çocukta da
olacağını biliyordu. Bilmediği şey ise Aegwynn'in bir
yaşa gelmeden ona Tirisfal'in tüm gücünü çocukta açığa
çıkacağıydı.



Zaman geçti ve Aegwynn'in bir oğlu oldu. Adı Aegwynn
tarafından Medivh koyuldu. Anlamı Gizemlerin Bekçisiydı.
Aegwynn oğlunun gelecekte yeni Bekçi olacağına
inaniyordu ancak gizlenen Sargeras'ın ruhu cocuğa
geçmişti ve Aegwynn'den ayrılmıştı. Aegwynn'in aklına
asla dünyanın en yeni bekçi adayının çoktan evrenin en
kötü tanrısının etkisi altında olduğu gelmemişti.

Aegwynn çocuğunun sağlıklı olduğunu görünce Medivh'i
Stormwind'de babasına bırakarak gizemli topraklarda
kayıplara karıştı. Medivh güçlü bir çocuk olarak büyüdü.

Sargeras, çocuk büyürken, genç çocuğun güçlerinin
nasıl geliştiğini gördü. Medivh 12 yaşına geldiğinde
Azeroth'ta tanınan bir çocuk haline gelmişti. Çok güçlü
bir büyücü olacağı kesindi. Burada en iyi iki dostu vardı:
Llane, Azeroth'un Prensi ve Anduin Lothar, Arathi
Soyu'nun son varislerinden biri. Üç cocuk krallıkta çok
sevilirdi.

Medivh 14 yaşına geldiğinde içindeki büyü gücü bir anda
korkunç bir gelişim gösterdi ve Sargeras'ın ruhu ile
çarpıştı. Uzun yıllar boyunca Medivh bir depresyon
sürecine girdi. Aslında güçler bir çocuğun
kaldıramayacağı kadar çoktu. Daha sonra bu süreç
geçtiğinde artık bir yetişkin haline geldiğini gördü ve
Llane ve Anduin'in Azeroth'un yeni yöneticileri olduğunu
gördü. Kendi içinde güçlerini kullanmakla ilgili çok
büyük bir istek gören Medivh, Sargeras'ın ona kurduğu
tuzaklardan habersiz yaşamına devam etti.

Sargeras yavaş yavaş Medivh'in kararan yüreğine bir
şeyler fısıldamaya başlamaya hazırlanıyordu. Yakında
İkinci Saldırı başlayacaktı ve bunu dünyanın son Bekçisi
sağlayacaktı...


2. Bölümün Sonu




Konu Aliaena tarafından (06 Kasım 2013 Saat 18:00 ) değiştirilmiştir.
Aliaena isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Warcraft`ın GENEL Efsanesi 1.Bölüm Aliaena World Of Warcraft [WOW] 0 25 Eylül 2013 20:39
The Cave efsanesi iOS'a geliyor Revenge77 Oyun Haberleri 0 19 Haziran 2013 21:48
Alacakaranlık Efsanesi Şafak Vakti Bölüm 2 - 2012 - BRRip - Türkçe Dublaj ericcantonaa Film Paylaşımları 0 17 Mart 2013 06:55
Kara kartallar efsanesi SansarSalvo Beşiktaş 1 27 Aralık 2012 18:34

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:55.

Sistem Bilgileri Bilinmesi Gerekenler
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.1.0 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz.

Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir.
Soru Ve Sorunlarınız İçin Lütfen İletişim Bölümünü Kullanınız
Tema Tasarımı ForumZero.Net - Foxin


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736