Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu

   


Go Back   Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu > Teknoloji > Bilim ve Teknoloji > Uzay ve Astronomi Bilimi


Düşünce enerjisi

Uzay ve Astronomi Bilimi


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 24 Ocak 2013   #1
Hakan
Mareth - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Mesajlar: 1.886
Konular: 587
Rep Puanı: 7158
Rep Gücü: 1891
Rep Derecesi : Mareth has a reputation beyond reputeMareth has a reputation beyond reputeMareth has a reputation beyond reputeMareth has a reputation beyond reputeMareth has a reputation beyond reputeMareth has a reputation beyond reputeMareth has a reputation beyond reputeMareth has a reputation beyond reputeMareth has a reputation beyond reputeMareth has a reputation beyond reputeMareth has a reputation beyond repute
Aldığı Teşekkürler: 39
Ettiği Teşekkürler: 46
Mareth isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Düşünce enerjisi

Günümüzde yaygın olarak kullanılan, çok yönlü bir kavramdan söz etmek istiyorum. Bu da ‘Enerji’ kavramıdır. Bu kavram fizik biliminde önemli bir yer tutar. Hareket enerjisi, durum enerjisi, nükleer (atom) enerjisi, elektromagnetik enerji gibi çeşitli türleri tanımlanmıştır. Oysa ki genel anlamda evrende var olan her nesne sadece ve sadece “enerji”dir. Canlı-cansız veya organik-inorganik ayırımı yapmadan her nesne özünde enerjidir. Görelilik (Rölativite) kuramında madde miktarı ile enerji arasındaki ilişki E=mc 2 eşitliği ile kütlenin enerjiye ve enerjinin de kütleye dönüşebileceği ifade edilmiş, deneysel olarak da kanıtlanmıştır.
Genelde deneysel olarak ölçülüp hesaplanabilen en az yoğun enerji türü ısı enerjisidir. Ancak ısı enerjisinden de daha az yoğun birçok enerji türünün varlığını, şu anda ölçemesek bile, kabul etmek durumundayız. Örneğin “Düşünce Enerjisi”, henüz ölçülememekle birlikte ısı enerjisinden daha az yoğun bir enerji türü olarak yakında geniş kabul görecek bir enerji şeklidir. İnsanlar düşünce enerjisini kullanmayı henüz tam olarak öğrenebilmiş değillerdir. Zira düşünce enerjisini harekete geçirmek için sadece akıl ve mantık yeterli olmamaktadır. Akıl ve mantığın da ötesine geçip, duygusal ve sezgisel zek â nın da etkin (faal) hale geçirilmesi gerekmektedir.
Enerjiyi tarihsel boyutu ile incelediğimizde, insanlığın ilk dönemlerinde, düşünce enerjisinden büyük çapta yararlanıldığını görürüz. Asya Türklerinin Kam dedikleri şaman kişilerden daha önce dergimizde söz etmiştim (“X” Dergisi Sayı 1; Nisan 2004). Kamlar düşünce enerjisi ile iletişim kurabilmekte, farklı boyutlara ulaşabilmektedirler. Zaman içinde insanlık bu en ince ve az yoğun düşünce enerjisini kullanmayı terk etmiş, daha yoğun olan maddesel enerji türlerine yönelmiştir. Bu durumu, insanlığın nesnenin özelliği olan dalgasal yapısını göz ardı edip maddesel yapısına önem verişi olarak da yorumlayabiliriz. Tarihsel anlamda ‘insanlık’ dört ayrı enerji döneminden geçecektir. Bunlar Ateş, Su, Toprak, ve Hava dönemleridir. Şu anda üçüncü dönem Toprak Dönemi yaşanmaktadır.
İnsanların ilk dönemi ateş dönemi olmuştur. Ateşi kontrol edip istendiğinde yeniden yakabilme yeteneği insanları hayvanlardan ayıran en önemli özelliktir. Ateş yakmayı öğrendikten sonra insanlar kendilerini vahşi hayvanlardan korumayı ve ısıtıp yaşamlarını soğuk bölgelerde sürdürmeyi öğrenmişlerdir. Ateş döneminde insanlar bir yandan yeryüzünde ateş etrafında ayinler düzenlerken, diğer yandan gökteki güneşi ateşin kaynağı olarak görüp varlıklarının başlıca nedeni olarak yüceltmişlerdir. Türklerdeki “Gök Tengri” ve birçok bölgede beliren “Güneş Tanrı” inancı bu ateş döneminin ürünleridir.
İnsanlık düşünce enerjisini kullanmayı işte bu ateş döneminde öğrenmiş ve geliştirmiştir. İnsanın sadece maddesel bir beden olmadığını ve hastalıkların tedavisinde sadece bedenle ilgilenmenin yeterli olmadığını bu dönemde anlamışlardır. Günümüzde gittikçe daha fazla önem kazanan ‘önleyici tıp’ yaklaşımı ile ateş döneminde geliştirilmiş olan ‘şifa’ yaklaşımı arasında büyük benzerlikler vardır. İçine girmiş olduğumuz Yeni Çağda hastalıkların tedavisinde şifa metotları ile düşünce enerjisinin gittikçe daha fazla uygulama alanları bulacakları kanısındayım.
Düşünce enerjisinin gücünü, hipnotizma yardımı ile insanlara neler yaptırılabileceğini görebilmekteyiz. Hipnotizmada insanın maddesel (bedensel) yönü değil, dalgasal (ruhsal) yönü etki altına alınmaktadır. Bu metodun gücünü gören Sigmund Freud daha düşük seviyeli bir etkileşme içeren Psikanaliz metodunu geliştirmiştir. Psikanaliz metodunda tedaviyi sağlayan en önemli etken düşünce enerjisidir. Yeni Çağda düşünce enerjisi daha da ileri boyutlarda geliştirilerek bilimsel bir temele oturtulacak ve insanlığın ruhsal gelişiminde büyük yararlar sağlayacaktır.
Tarihsel gelişim içinde ateş dönemini su dönemi izlemiştir. Medeni yaşamın gelişimini sağlayan toplumsal yerleşim bölgeleri hep su kenarlarında olmuştur. İnsanlar suyun önemini doğal bir içgüdü olarak kavramışlardır. Ateşten sonra ilk hakim oldukları güç de su gücü olmuştur. Su enerjisi sayesinde dere ve su yollarını kullanarak yeni yerleşim bölgeleri bulmuşlardır. Su döneminin en önemli enerji üretme aracı dönme dolap denen çark olmuştur. Dönme dolap akan bir dereye yerleştirildiğinde hem su taşır hem de mekanik enerji üretir. Dönme dolabın yerini buhar makinesi alınca enerji üretiminde ani bir patlama ve teknolojik gelişme ortaya çıkmıştır. Bu hızlı gelişme su döneminin sonunu getirmiştir.
Su dönemi 19. yüzyılın başında son bulmuştur denilebilir. Enerji kaynağı olarak su gücü yerine toprak ürünleri olan kömür ve petrol kullanımı hem buhar makinesinin hem de dinamonun geliştirilmesini sağlamıştır. Günümüzde kullanılan tüm yarı iletkenlerin (transistörler ve entegre devrelerin) ana maddesi toprak olan silisyum elementidir. Tüm bilgisayarların ana maddesi topraktır. Yakın gelecekte geliştirilecek olan akıllı robotların da ana maddesi toprak olacaktır. Şu anda dünya toprak dönemini yaşıyor. Zira tüm metaller (altın, demir, bakır,…vs) dünya ekonomisinin temel direkleridir. Karbon ve karbon türü kömür, petrol, mazot, plastik, doğal gaz,.vs hepsi toprak ürünleridir. Hepsi topraktan elde edilirler. Kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt..vs) da topraktan çıkarlar. Her biri günümüz insanı tarafından satın alınmakta, uluslararası pazarlarda alınıp satılmaktadır. Enerji kaynağı olarak nükleer enerji üreten nükleer reaktörler de topraktan çıkan Uranyum elementini yakıt olarak kullanır. Kısaca günümüzde dünya ekonomisi, büyük çapta, toprak ürünleri sayesinde var olmakta ve gelişmektedir.
Bundan sonraki dönem hava dönemi olacaktır. Her ne kadar toprak ürünlerin kullanımı devam edecek ise de enerji üretiminde hava ürünlerinin payı gittikçe artacaktır. İnsanlık henüz hava enerjisini kullanmayı tam olarak geliştirmiş değildir. Meteroloji denilen hava tahmini henüz çocukluk çağını yaşamaktadır. Bu bilim ilerledikçe hava ile seyahat çok daha kolay ve ucuz olacaktır. Bir zamanların klasik yel değirmeni çok daha gelişmiş bir şekil alacaktır. Nedeni ise hava hareketlerini insanların çok daha iyi tahmin edebilecekleridir. Bir ülkenin birçok yerlerine yerleştirilmiş olan hassas yel değirmenleri düşünün. Hangi bölgede rüzgarın hangi hızla ve süreyle eseceği tam olarak bilinirse o bölgedeki yel değirmenleri devreye sokulabilir ve böylece sürekli olarak enerji elde edilebilir. Bugün için pek mümkün olmayan bu yaklaşım gelecek hava döneminde başlıca enerji kaynağı olacaktır.
Hava Döneminde havadaki doğal Azot, Hidrojen ve Oksijen gazları yeni enerji kaynaklarını oluşturacaklardır. Daha şimdiden Hidrojen enerjisi geliştirilmeye başlanmıştır. Hidrojenle çalışan otomobil tasarımı vardır. Hidrojeni sudan elde etmek mümkün olduğundan kaynağı dünyada tükenmesi mümkün olmayan su, yani H2O’dur. Hidrojen enerjisi kullanmanın bir diğer faydası son derece temiz bir enerji olmasıdır. Kullanımından arta kalan yine sadece su olmaktadır. Hidrojen enerjisi ile birlikte Azot enerjisi de devreye girecektir. Azot, günümüzde, suni gübrenin ana maddesidir. Azot önemli bir enerji kaynağıdır. Biz insanlar henüz Azot enerjisini kullanmayı tam olarak öğrenemedik. Suni gübre ilk yaklaşımdır. Ancak bitkisel enerjiden tam olarak yarar sağlayabilmek için Azot enerjisinin devreye sokulması gerekecektir. Tüm yeşil bitkiler güneş enerjisi ile havadaki oksijen ve kabon-dioksiti kullanarak fotosentez yaparlar. Yani kendileri için gerekli enerjiyi üretirler. Fotosentez denilen mekanizma ile gen mühendisliği ilgilenmeye başlamıştır. Bu konuya daha önce değinmiş bulunuyorum (“X” Dergisi sayı 2; Mayıs 2004).
Hava Döneminde insanlar doğaya karşı daha nazik ve daha saygılı davranacaklardır. Artık zorla toprak delinerek içinden doğal gaz, kömür veya petrol elde etmek yerine, havada bol olan azot ve sudaki hidrojen gazları kullanılacaktır. Havadaki azotun azalmaması için de bol azot üreten bitkiler geliştirilecektir. Bu bitkilerin asıl görevi havanın kalitesini yüksek tutmak ve hava kirliliğine son vermek olacaktır. Ambalaj sanayiinde plastik kullanımı azalacak, yeni bitkilerden bol miktarda selüloz elde edilip kağıt üretilecektir. İlaç sanayii de doğal ilaçlara dönüşecek, yaşam daha sağlıklı ve doğaya yakın olarak sürerken düşünce enerjisinin kullanımı da artacaktır.
Tüm bu gelişmelerin elbette ki en önemli yan etkisi, insanların yoğun enerji türlerinden daha az yoğun (sübtil) enerji türlerine yönelmeleri ve bu arada ruhsal düşünce enerjisine önem vermeleri olacaktır. İnsanlığın asıl gelişimi bu ruhsal düşünce enerjisini yeniden kullanıma sokmalarından sonra başlayacaktır.



Mareth isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Galaxy Gates Enerjisi vdfn Darkorbit Botlar ve Buglar 17 19 Ocak 2013 02:27
Kalkan enerjisi arge rafisobis123 Darkorbit Botlar ve Buglar 6 01 Aralık 2012 13:41

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:51.

Sistem Bilgileri Bilinmesi Gerekenler
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.1.0 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz.

Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir.
Soru Ve Sorunlarınız İçin Lütfen İletişim Bölümünü Kullanınız
Tema Tasarımı ForumZero.Net - Foxin


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736