Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu

   


Go Back   Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu > Eğitim Dünyası > Lise Ansiklopedisi > İngilizce


Adverbs Advanced (Zarflar Gelişmiş)

İngilizce


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 06 Şubat 2014   #1
Foxout - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 26 Nisan 2012
Mesajlar: 6.439
Konular: 4126
Rep Puanı: 104488
Rep Gücü: 6445
Rep Derecesi : Foxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond repute
Aldığı Teşekkürler: 240
Ettiği Teşekkürler: 712
Standart Adverbs Advanced (Zarflar Gelişmiş)

Adverbs Advanced (Zarflar Gelişmiş)

Zarflar fiilin anlamına katkıda bulunur. Fiili nitelemek suretiyle, eylemin; halini, zamanını, yerini, nedenini, derecesini belirtir. Ayrıca; nasıl, ne zaman, nerede, ne kadar sorularını yanıtlar.

Başka bir deyişle; zarflar eylemi tanımlar. Bir şeyin nasıl yapıldığını gösterir.

Zarfın esas görevi fiilleri nitelemektir. Ama, sıfatları, diğer zarfları, edat cümleciklerini, isimleri ve tam cümleleri de niteler.
Yani, zarf İngilizce’de sayılar dahil, her türlü unsuru niteler. Bunun istisnası isimlerdir (nouns). Çünkü isimleri sıfatlar ve belirleyiciler (determiners) niteler.
Bir kelimenin zarf olup olmadığını tayinde en geçerli yöntem; ne, nasıl, nerede, ne zaman gibi sorular sormaktır.
Sıfatdan farklı olarak, zarf cümle içinde her yere konulabilir.

Zarflar cümleleri ilginç, renkli hale getirirler. Dolayısıyla, kaliteli bir İngilizce için zarfların iyi öğrenilmesi gerekir.

► Zarflar Nasıl Meydana Gelir?

Zarflar dört biçimde oluşur.

1) Sıfatlara “ly” Eklenerek
Zarfların çok büyük çoğunluğu bu şekilde oluşturulur. Dolayısıyla, bir sözcüğün sonundaki “ly” eki, zarfı tanımamızda kesin değilse de oldukça iyi bir ölçüdür.
EXAMPLES (ÖRNEKLER)
Complete: tamam, bütün / Completely: tamamen, bütün olarak

Rare: nadir, ender / rarely: nadiren, ender olarak

absolute: mutlak / absolutely: mutlak olarak

probable: muhtemel/ probably: muhtemelen

clear: açık / clearly: açıkça

honest: dürüst / honestly: dürüstçe

wise: akıllı / wisely: akıllıca

essential: zaruri, elzem / essentially: zaruri olarak, esas olarak

wide: geniş, kapsamlı / widely: genişçe, kapsamlı olarak

different: farklı, değişik / differently: farklı şekilde
Extreme: aşırı / Extremely: aşırı bir şekilde, son derece

True: doğru, gerçek / Truly: gerçekten, dürüstçe

Whole: tüm, bütün / Wholly: büsbütün, tamamen

Undue: gereksiz / Unduely: gereksiz yere, gereksiz bir şekilde

Reluctant: isteksiz / Reluctantly: isteksizce, isteksiz bir şekilde

Adequate: uygun, elverişli / Adequately: elverişli bir şekilde

Accurate: doğru, hassas / Accurately: doğru(hasas) bir şekilde

Adamant: sert / Adamantly: sert bir şekilde

Vehement: sert / Vehemently: sert bir şekilde, öfkeli


2) İyi Sözcükleri
Bunların sıfat ve zarfları birbirlerine benzemez. Sıfat ve zarfları için ayrı kelimeler kullanılır

Good: iyi (sıfat) / Well: iyi (zarf)

- He is a good boy. (O iyi bir çoçuktur.)

- I know my job well. (İşimi iyi bilirim.)

3) Sıfat ve Zarfı Aynı Olan Sözcükler
Bunlar için sıfat ve zarf olarak ayrı kelimeler türetilmemiştir. “ly” de almazlar. Cümlede kullanımlarına göre zarf veya sıfat olurlar.
♦ Hard: sıkı
- It has been a hard day. (Zor bir gün oldu.) Sıfat

- I work hard. (Sıkıca çalışırım.) Zarf

♦ Fast: hızlı
- She is a fast runner. (O hızlı bir koşucudur.) Sıfat

- She runs fast. (O hızlı koşar.) Zarf

♦ Near: yakın

- The near station. (Yakındaki istasyon.) Sıfat

- He is sitting near me. (O benim yanımda oturur.) Zarf

High: yüksek

- He lives a high life. (Lüks bir yaşantısı var.) Sıfat

- He is talking high. (Yüksekten atıyor.) Zarf


4. Sıfat ve Zarf Olarak Farklı Anlamı Olan Sözcükler
Bu zarflar da “ly” eklenerek oluşturulur. Ama zarf olduklarında anlamları köken aldıkları sıfatlardan farklı olur.

Hard: sıkı / Hardly: hemen hemen hiç, güç bela, ancak hiç


Near: yakın / Nearly: yaklaşık olarak, tahmini

Late: geç / Lately: son zamanlarda

Fair: adil, doğru, iyi / Fairly: oldukça, bayağı,

Eventual: olası, muhtemel / Eventually: sonuç olarak, sonunda

Consistent : uygun, tutarlı / Consistantly: sürekli olarak

Steady: istikrarlı / Steadily: sürekli olarak

Constant: sabit / Constantly: sürekli olarak

It is a hard lesson. (O zor bir derstir.) Burada hard = sıfat

I can hardly hear you. (Seni hemen hemen hiç duymuyorum.) Burada hardly, zarftır ve cümleyi olumsuz yapar.

B. ZARFLARIN KULLANILDIKLARI YERLER

Zarflar İnglizce’de üç yerde kullanılırlar.

1. Zarflar Fiiller İle Kullanılırlar.

Zarfların tamamına yakın bölümü fiiller ile birlikte kullanılır. Zaten zarfların normal fonksiyonu fiilleri nitelemektir.

- Please speak slowly. (Lütfen yavaşça konuşun.)

- He studied sufficiently. (Yeteri kadar çalıştı.)

- She speaks French very well. (O Fransızcayı çok iyi konuşur.)

- They move quickly. (Onlar hızlı hareket eder.)

- We sometimes behave badly. (Biz bazen kötü davranırız.)

Türkçe’de ce, ca son ekleri veya ..şekilde” ifadeleri sıfatlara eklenerek zarflar oluşturulur. Örneğin: “yavaş” bir sıfattır, yavaşça dediğimizde, zarf olur.

2. Zarflar Sıfatlar İle Kullanılırlar

Bu kullanımda zarf sıfatı nitelemiş olur.

- It’s a beautiful day. (It’s a rather beautiful day.)

- I am less patient than a saint. (Ben bir azizden daha az sabırlıyım.)

- Drugs are more expensive than before. (İlaçlar eskiye göre daha pahalı.)

- This film is more interesting than all others. (Bu film tüm diğerlerinden daha ilginç.)

- Dolphins are very intelligent animals. (Yunuslar çok zeki hayvanlardır.)

Note: Zarf sıfatı niteler ama, sıfat zarfı niteleyemez.

3. Zarflar, Başka Zarflar İle Kullanılırlar
Bu kullanımda zarf zarfı nitelemiş olur.

- He always gets up very early. (O daima çok erken kalkar.)

- She speaks Turkish fairly fluently. (O Türkçe’yi oldukça akıcı bir şekilde konuşur.)

- I meet her too often nowadays. (Bugünlerde ona çok sık rastlıyorum.)

- It’s too late now. (Artık çok geç.)

- My house is a little far from here. (Evim buradan biraz uzak.)

- I would like to see you less often. (Seni daha seyrek görmek isterdim.)

C.THE COMPARISON OF ADVERBS (ZARFLARDA MUKAYESE)

Başlıca iki mukayese biçimi vardır.

Birincisi, göreceli üstünlüğü gösteren ve Türkçede “ daha “edatıyla ifade edilen comperativedir. İkincisi, ikiden fazla kişi veya nesne arasında “en iyi, en üstün, en ...vs.yi ” gösteren superlative.

Hard - Harder - Hardest

Greedily - More Greedily - Most Geedily

Rarely - More Rarely - Most Rarely

(Düzensiz Zarflar)

far - farther/further - farthest/furthes

late - later - last

little - less - least

much - more - most

well - better - best


EXAMPLES (ÖRNEKLER)
- She cooks better than everyone I know. (Tanıdığım herkesden daha iyi yemek pişirir.)

- She types the fastest of all the secretaries. (Tüm sekreterlerin içinde en hızlı tapaj yapandır.)

- I can speak English as well as you. (Senin kadar iyi İngilizce konuşabilirim.)

- She doesn’t drive as carefull as her mother. (Annesi kadar dikkatli sürmez.)

- The baby cannot eat so much as you can. (Bebek senin kadar çok yiyemez.)

- She could understand me more quickly than I had expected. (Beni beklemiş olduğundandan daha çabuk anlayabildi.)

- He always comes late. (O daima geç gelir.)

- I last saw him 2 weeks ago. (Onu en son 2 hafta önce gördüm.)

- Her latest book is about child care. (Son (en yeni) kitabı çocuk bakımı hakkındadır.)

- We’ll enquire further into this matter. (Bu meseleği daha derinliğine soruşturacağız.)

- The faster I work, the more mistakes I make. (Ne kadar hızlı çalışırsam o kadar çok hata yaparım.)

- It rained more and more quickly. (Gittikçe daha hızlı yağmur yağdı.)


D. ADVERBS OF MANNER (HAL ZARFLARI)

e.g. madly, suddenly, fannily, possibly, basically, daily, early, deliberately, naturally hard etc.

- Your words are basically wrong. (Sözlerin temel olarak yanlış.)

- Suddenly he showed up. (Aniden ortaya çıktı.)

- He is possibly a crook. (O muhtemelen bir sahtekar.)

- It was my mistake, but I didn’t do it deliberately. (Benim hatamdı. Ama kasten yapmadım.)

- The story is badly written. (Hikaye kötü bir şekilde kaleme alınmış.)

- She loves you madly. (O seni delice seviyor.)

- I can understand you perfectly. (Seni mükemmelen anlayabiliyorum.)

- I advise you to always behave naturally. (Sana daima doğal davranmanı tavsiye ederim.)

- You are partly right and partly wrong. (Kısmen haklı, kısmen haksızsın.)

- You should treat your wife nicely. (Karına nazikçe davranmalısın.)

- She knows her job very well. (İşini çok iyi bilir.)

- Did you come here by train?(prepositional phrase) (Buraya trenle mi geldin?)

- They talked friendly among each them. (Aralarında dostane bir şekilde konuştular.)

- Hard work requires working hard. (Ağır iş sıkı çalışmayı gerektirir.)

Adjective Adverb

- I can see you hardly. (Seni güçlükle(zarzor) görebiliyorum.)

- It rains heavily(snows) in Sakarya. (Sakarya’da çok yağmur(kar) yağar.)

- He always behaves naturally. (O daima doğal hareket eder.)

- Suddenly he began to cry. (Aniden ağlamaya başladı.)

- I eat meat daily. (Her gün et yerim.)



ADVERBS OF PLACE (YER ZARFLARI)

Abroad, Ashore, anywhere, somewhere, away, forwards, upstairs, here, left, north, south, west...etc.

- Tomorrow, we are going to Marmaris. (Yarın, Marmaris’e gidiyoruz.)

- Businessmen have to travel abroad frequently. (İş adamlarının sık sık yurt dışına seyahat etmeleri gerekir.)

- I stay upstairs and my family lives downstairs. (Ben üst katta otururum, ailem alt katta yaşar.)

- East or West, home is the best. (Doğuda veya batıda en rahatı yuvamda.)

- She studied quietly in the library all day. (Bütün gün kütüphanede sessizce çalıştı.)

Dikkat: Zarfların genel sıralamasında;
Yer zarfı, hal zarfından sonra, zaman zarfından önce gelir. Yer zarfı vurgu için en başa da gelebilir.
- In Turkey, you should behave properly.all the time. (Türkiye’de her zaman düzgün hareket etmelisin.)
Turkey: yer zarfı, properly : hal zarfı, all the time: zaman zarfı.

ADVERBS OF TIME (ZAMAN ZARFLARI)
Today, last week, ago, till, at last, another time, eventually, presently etc.

- She doesn’t go anywhere without her husband. (Kocası olmadan, o hiçbir yere gitmez.)


- At last everything was settled. (Sonunda her şey halledildi.)

- Today I feel great. (Bugün kendimi çok iyi hissediyorum.)

- Last week the weather was awfull. (Geçen hefta hava berbattı.)

- Don’t go out until you recover from your sickness. (Hastalığın düzelene kadar dışarıya çıkma.)

- I have started learninig English three years ago. (İngilizce öğrenmeye üç yıl önce başladım.)


Dikkat: Birden fazla zaman zarfı olduğunda sıralama saat+gün+tarih+yıl şeklindedir. Yani daha küçük saat biriminden daha büyüğüne doğru sıralanır.
- My son Emre was born at 23. 15 on Thursday September 11 th 1977.
Sıralama : Saat – gün –ay – yıl

- They are still living in the same house. (Hala ayni evde oturuyorlar.)

- She has just had a baby. (Onun daha yeni bir beeği oldu.)

- She never lost courage during bad times. (Zor zamanlarda hiç cesaretini yitirmedi.)

- I haven’t seen him for 3 weeks. (Onu üç hafta boyunca görmedim.)

- You can make an appointment anytime you want. (İstediğin zaman randevu yapabilirsin.)

- There was an economical crisis throughout the year. (Bütün yıl boyunca ekonomik kriz vardı.)


ADVERBS OF FREQUENCY (SIKLIK ZARFLARI)

sıklık zarfları, ne kadar arayla, ne sıklıkta, kaç zamanda bir? Sorularının cevabını verir.

e.g. once, always, frequently, rarely, never, at times, now and then, continually... etc.

- Company meetings are held fortnightly. (Şirket toplantıları 15 günde bir yapılır.)


- I visit my father once a month. (Babamı ayda bir ziyaret ederim.)

- That magazine is only published annually. (O magazin sadece yılda bir yayımlanır.)


- I hardly ever go to the opera. (Operaya hiç gitmem.)


- I’ll always love my mother. (Annemi daima seveceğim.)


- Sometimes we go walking in the woods. (Bazen ormanda yürüyüşe çıkarız.)


- If you ever need help, you can always contact me. (Yardıma ihtiyacın olduğunda, her zaman benimle kontak kurabilirsin.)

- You never can rely on him. He lets you down. (Ona asla güvenemezsin. Seni hayal kırıklığına uğratır.)

- Accidents happen every now and then. (Arada sırada kazalar olur.)


- I Eat Meat Daily. (Her Gün Et Yerim.)

ADVERBS OF DEGREE (DERECE ZARFLARI)
e.g. almost, barely, a bit, rather, somewhat, too, fairly, hardly... etc.

1- Fairly, Quite, Rather
Her üçü de “oldukça, epey, bayağı, gerçekten tamamen ” anlamlarını taşır. Aralarında sadece küçük nüanslar vardır.
"fairly" olumlu anlama sahiptir.

"Rather" daha çok negativ ifadeler için uygundur.

- He is rather stupid, but his friend is fairly clever. (O oldukça aptaldır ama kızkardeşi oldukça zekidir.)

Quıte bir fiili nitelediği zaman “tam, tam olarak” anlamını katar. Sıfat ve zarf ile kullanımında ise “oldukça, epey ” anlamı verir.
- I could not quite understand what you said. (Tam olarak ne söylediğinizi anlıyamadım)

EXAMPLES (ÖRNEKLER)

- He looks quit tired. (O oldukça yorgun görünüyor.)

- Your English is quite good. (İngilizcen oldukça iyi.)

- She is quite an expert in archeology. (O arkeolojide epeyi uzmandır.)

- It’s quite (considerable) sometime since we had a holiday. (Biz tatil yapalı epey(çok) zaman oldu.)

- He’s quite an interesting man. (veya a quite interesting). (O çok ilginç bir adamdır.)

- It’s quite (=certainly) the worst film have ever seen. (Gördüğüm en berbat film.)

- Your work is fairly satisfactory. (Çalışman oldukça(bayağı) tatminkar.)

- His speech was fairly effective. (Onun konuşması epeyi etkiliydi.)

- He’s fairly a good teacher. (Gerçekten iyi bir öğretmendir.)

♦ Rather:

- She’s rather old for me. (O benim için çok yaşlı.)

- Workers work rather more than boses. (Çalışanlar patronlardan çok daha fazla çalışırlar.)

- It was rather a depressive story. (Oldukça depresif bir hikayeydi.)

♦ Much/far/a lot: Çok, fazla

- His qualifications are a lot / far better than those of other employeess. (Onun özellikleri diğer çalışanlardan çok daha iyi.)

- I far prefer swimming to boxing. (Yüzmeyi boksa fazlasıyla tercih ederim.)

- He is much happy than before. (Eskisinden çok daha mutlu.)

- I was so sick yesterday. But today, I am a lot beter. (Dün çok hastaydım. Ama bugün çok daha iyiyim.)

- Süreyya is far more faster than her rivals. (Süreyya rakiplerinden çok daha hızlıdır.)


♦ A little bit/ a little / somewhat: biraz, bir dereceye kadar, bir parça

- He is a little lazy. (O biraz tembeldir.)

- I was a little bit surprised to meet him at such a place. (Ona öyle bir yerde rastladığım için şaşırdım.)

- She is somewhat upset with me. (O bana biraz kırgın.)

♦ Enough / fairly: yeterli, yeter

- The goods in that shop are fairly cheap. (Bu dükkandaki mallar oldukça ucuz.)

- They are cheap enough to buy. (Satın alınacak kadar ucuzlar.)


♦ too - very – enough

very : çok, fazla (ama aşırı değil),
Too: çok, çok fazla, aşırı, gereğinden fazla
Enough: yeterli

- You came too late. (Çok geç geldin.)

- The soup was too salty. (Çorba çok tuzluydu.)

- Ther weather is too hot. (Hava aşırı sıcak)

- He is too old. (O çok (aşırı) yaşlı.)

Dikkat: Özellikle günlük konuşma dilinde artık ”too” very ile aynı anlamda kullanılıyor..
Very: çok, fazla anlamındadır. Ama;
"too" zarfından farklı olarak, aşırı, gereğinden fazla demek değildir.
- She is very beautiful. (O çok güzeldir.)

- I am very happy. (Ben çok mutluyum.)

- He is very talented. (O çok yeteneklidir.)

- I was very angry. (Çok kızgındım.)

Enough: Yeterli, kafi, gereği kadar

sıfattan sonra kullanılan tek zarf “enough”tır. Diğer zarflar sıfattan önce kullanılır
- I have enough money. (Yeterli param var.)

- There isn’t enough water in the tank. (Tankta yeterli su yok.)

- He is experienced enough to solve this problem. (O bu sorunu çözecek kadar deneyimlidir.)


♦ Hardly – Scarcely – Barely : Hemen hemen hiç, hiç, ancak, güçbela, zar zor
Üçünün de anlamı ayndır. Her üçü de kullanıldıklarında cümleye olumsuzluk katarlar. Bunların kullanımını iyi öğrenmek gerekir.

- He can hardly see. (O pek göremez.)

- I can hardly hear you. (Seni (hemen hemen) hiç duymuyorum.)

- She is hardly/barely/scarcely tolerable. (Ona tahammül edilemez.)

- We have just barely missed the bus. (Otobüsü ucu ucuna kaçırdık.)

Intensıfıers - Pekiştiriciler

Derece zarfları kelimenin anlamını zayıflatır veya sınırlar, oysa pekiştiriciler anlamı güçlendirir.

- Your English is good. (İngilizcen iyi.)

- Your English is very good. (İngilizcen çok iyi.)

- Your English is quite good. (İngilizcen oldukça iyi.)


Very:
- She is very friendly. (O çok dostane bir insandır.)

- He is not a very polite person. (O çok kibar bir insan değildir.)

- They cannot learn very quickly. (Onlar çok hızlı öğrenemez.)

- Her work is very much better. (Onun çalışması çok daha iyi)

- The latest news has very much interested us. (Son haberler bizi çok ilgilendirdi.)


Much/So/Such a /an:

- I enjoyed your speech very (so) much. (Hitabetinden çok zevk aldım.)

- You know that I love you so much. (Seni çok sevdiğimi biliyorsun.)

- He is such a nice person that everybody likes him. (O kadar iyi bir insan ki herkes onu sever.)

- He can speak much English. (İngilizce’yi iyi konuşur.)

- I am so young and you are so old. (Ben çok gencim ve sen çok yaşlısın.)


SENTENCE ADVERBS (CÜMLE ZARFLARI)

- Strangely, he made no mistake at all. (Tuhaftır ki, hiç bir hata yapmadı.)

- Frankly, I don’t like him very much. (Açıkçası, onu pek sevmem.)

- Honestly, I am not so pleased with her performance. (Dürüstçesi, onun performansından pek memnun kalmadım.)

- Hopefully, he won’t fail in the exam. (İnşallah, sınavda başarısız olmaz.)

- Admittedly, we were a bit too hard on him. (Kabul etmek gerekir ki, ona biraz aşırı sert davrandık.)

- Unfortunately, I was the looser. (Maalesef, kaybeden ben oldum.)

- Fortunately, we didn’t miss the last train. (Şans eseri, son treni kaçırmadık.)

- İnterestingly, nobody objected his strange offer. (İlginçtir ki, kimse onun tuhaf önerisine itiraz etmedi.)

- More importantly, I did it my way. (Daha önemlisi, herşeyi bildiğim gibi yaptım.)

CONJUNCTIVE ADVERBS (BAĞLAÇ ZARFLARI)
Bağlaç Zarfları (adı üzerinde), iki cümleyi birbirine bağlar, onları birleştirir. En yaygın olarak kullanılan bağlaç zarflarının bazıları şunlardır:

Also: de, dahi, ayni zamanda, keza, hem, hem de
Consequently : Sonuç olarak, neticede
Finally : Sonunda, en sonunda, nihayet
Furthermore : Ayrıca, ilaveten, bir de,
Hence : Bundan dolayı, bu nedenden dolayı,, bu zamandan, itibaren.
Henceforth : bundan sonra, bundan böyle
However : Mamafih, ancak, halbuki
Incidentally : Tesadüfen, aklıma gelmişken, fazladan
Indeed : gerçekten, hakikaten
Instead : yerine, karşılık olarak (instead of)
Likewise : benzer şekilde
Meanwhile : Bu arada, arada, iken, ayni zamanda
Nevertheless = nonetheless : Bununla beraber, mamafih, yine de
Next : Sonra gelen, en yakın, sonra
Otherwise : aksi takdirde, yoksa
Still : hala, yine de
Then : sonra
Therefore : bu nedenle, bundan dolayı,
And : ve, böylece
Thus : Böylece, bundan dolayı


POSITION OF ADVERBS (ZARFLARIN CÜMLE İÇİNDEKİ YERİ)

1. Cümle başında kullanılan zarflar:
Actually – gerçekten, fiilen, hakikaten

Admittedly – kabul etmek gerekir ki

Afterwards – daha sonra

Altogether – hep beraber

Evidently - açıkça, zahiren

Eventually : En sonunda, netice olarak

First – ilk, ilk önce

Fortunately – şans eseri, şansına

Unfortunately – maalesef, ne yazik ki

Generally – genel olarak , genellikle

However – Ancak, mamafih, halbuki

Indeed – gerçekten, hakkaten

Kindly – nazikçe , kibarca , lütfen

Lately – son zamanlarda

Luckily – şans eseri , şansa bak ki

Naturally – doğal olarak, tabiatiyle

Next – bir sonraki, sonraki, sıradaki

Now – şimdi, halen

Originally – orijinal olarak, işin başında

Perhaps – belki

Personally – şahsen, kişisel olarak

Possibly – muhtemelen, ihtimalen

Soon – yakında

Suddenly – aniden, ansızın, apansızın

There – Orada

Usually – genelikle


2. Fiilden sonra , am/is/are/should/would/was/were/can/have/may gibi yardımcı fiillerden önce kullanılan zarflar:

Absolutely – mutlak olarak, kesinlikle

Almost – hemen hemen, neredeyse

Completely – tamamen

Considerably – önemli miktarda veya ölçüde

Entirely – tamamen, bütün olarak, tam olarak , baştan aşağı

Greatly – büyükçe, büyük ölçüde

Immensely – yoğun olarak, büyük

Much – çok, fazla

Partly – kısmen

Rather – daha ziyade

Scarcely – ucu ucuna, ancak

Thoroughly – bütün olarak , tam olarak

Always – daima , her zaman

Already – hali hazırda, şimdiden

Continually – sürekli, devamlı olarak

Frequently – sık sık

Generally – genellikle

Hardly – zorlukla, ancak

Just – tam, henüz

Never – asla, hiçbir zaman

Nearly – hemen hemen

Occasionally – ara sıra, okazyonel olarak

Often – sık sık, sıkça

Rarely- nadiren, ender olarak

Regularly – düzenli olarak

Seldom – seyrek olarak , nadiren

Sometimes- bazen

Doubtless – şüphesiz

Most likely – çok muhtemelen, kesine yakın

Unlikely – imkansız, ihtimal dışı

Most unlikely – kesinlikle imkansız


3. Çoğu hal, yer, zaman zarfları cümle sonunda bulunur ama anlama vurgu yapmak için cümle başına alınabilir:

Dates – tarihler

Days – günler

This morning – bu sabah

This afternoon – bu öğleden sonra

Today – bugün

Tomorrow – yarın

This month – bu ay

Nexy year – gelecek sene

Quickly – hızlıca, çabukça

Slowly – yavaşça, ağırdan

Weekly – haftada bir, haftalık

In Adapazarı – Adapazarı’nda

At Karaman – Karaman’da

Here – burada

There – orada


4. Her üç pozisyonda kullanılanlar:

already, next , often, sometimes, soon.



Üye Profil Bilgileri
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Foxout isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to Foxout For This Useful Post:
brazzershesap  (27 Nisan 2014), Xen RuLer  (15 Mayıs 2014)
Alt 27 Nisan 2014   #2
Avatar Yok
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 27 Nisan 2014
Bulunduğu yer: Zonguldak
Alter: 22
Mesajlar: 39
Konular: 15
Rep Puanı: 10
Rep Gücü: 43
Rep Derecesi : brazzershesap is on a distinguished road
Aldığı Teşekkürler: 0
Ettiği Teşekkürler: 23
Standart Cevap: Adverbs Advanced (Zarflar Gelişmiş)

Teşekkür ederim .



brazzershesap isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08 Mayıs 2014   #3
Avatar Yok
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 07 Mayıs 2014
Alter: 24
Mesajlar: 34
Konular: 4
Rep Puanı: 10
Rep Gücü: 38
Rep Derecesi : sergioneral is on a distinguished road
Aldığı Teşekkürler: 0
Ettiği Teşekkürler: 0
Standart Cevap: Adverbs Advanced (Zarflar Gelişmiş)

Sağolasın



sergioneral isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15 Mayıs 2014   #4
Xen RuLer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 15 Mayıs 2014
Bulunduğu yer: Ankara
Alter: 19
Mesajlar: 135
Konular: 102
Rep Puanı: 10
Rep Gücü: 139
Rep Derecesi : Xen RuLer is on a distinguished road
Aldığı Teşekkürler: 5
Ettiği Teşekkürler: 6
Standart Cevap: Adverbs Advanced (Zarflar Gelişmiş)

Çok bir şey okumadım ama teşekkürler



Üye Profil Bilgileri
King of Pop



Dünya güzel olsaydı doğarken ağlamazdık,
Yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık...!
Xen RuLer isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26 Eylül 2014   #5
Avatar Yok
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 26 Eylül 2014
Alter: 25
Mesajlar: 21
Konular: 1
Rep Puanı: 10
Rep Gücü: 25
Rep Derecesi : kapren34 is on a distinguished road
Aldığı Teşekkürler: 0
Ettiği Teşekkürler: 0
Standart Cevap: Adverbs Advanced (Zarflar Gelişmiş)

süper



kapren34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Adjectives and Adverbs (Sıfatlar ve Zarflar Karşılaştırma) Foxout İngilizce 5 18 Kasım 2016 14:42
Adjectives Advanced (Sıfatlar Gelişmiş) Foxout İngilizce 2 26 Eylül 2014 20:48
Nouns Advanced (İsimler Gelişmiş) Foxout İngilizce 0 06 Şubat 2014 15:21
Adverbs (Zarflar) Foxout İngilizce 0 06 Şubat 2014 14:03
Gelişmiş Üs Savaşları VLXba AirRivals 2 14 Temmuz 2013 16:13

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:50.

Sistem Bilgileri Bilinmesi Gerekenler
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.1.0 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz.

Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir.
Soru Ve Sorunlarınız İçin Lütfen İletişim Bölümünü Kullanınız
Tema Tasarımı ForumZero.Net - Foxin


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736