Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu

   


Go Back   Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu > Eğitim Dünyası > Genel Okul Ansiklopedisi

Genel Okul Ansiklopedisi Okul ile ilgili bazı elementler ve sorular, sorunlar


Hasan Sezayi Kimdir ?

Genel Okul Ansiklopedisi


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 22 Kasım 2013   #1
Foxout - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 26 Nisan 2012
Mesajlar: 6.439
Konular: 4126
Rep Puanı: 104488
Rep Gücü: 6445
Rep Derecesi : Foxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond repute
Aldığı Teşekkürler: 240
Ettiği Teşekkürler: 712
Standart Hasan Sezayi Kimdir ?

Hasan Sezayi Kimdir ?


HASAN SEZAYİ HAZRETLERİ'NİN HAYATI

Asıl adı Hasan olan Sezayi-i Gülşenî, h.1080/m.1669 yılında Mora yarımadasında bugün Korent denilen Gördes'te dünyaya geldi. Babası Ali, bu şehrin eşrafından Kurtbeyzade Hasan adında bir zatın oğludur. Dedesi, Kurtbey-zade diye anılan büyük külliye sahiplerinden, servet sahibi, yüce bir zattır. Çocukluk ve gençlik yıllarını Mora yarımadasındaki Gördes'te geçirir. Sezayi Hazretleri'nin çocukluk ve gençliğinin ilk devresini nasıl geçirdiği açık olarak bilinmemek-tedir. Fakat eserlerinden kendisinin bu devirde oldukça iyi bir tahsil gördüğü anlaşılmaktadır. Sezayi Hazretleri 18 yaşında iken h.1098 (m.1687) yılında Venediklilerin Mora'yı işgali üzerine, doğmuş olduğu Korent kasabasından ayrılmak mecburiyetinde kalır ve bir gemiye binerek istanbul'a gelir
Avusturya ve Venedik devletinin Osmanlı İmparatorluğu'na karşı giriştikleri hücumları önlemek maksadı ile Edirne'de bulunan IV. Mehmet'in yanına gider. Edirne'de, piyade mukabelecisi Ali Efendi adında bir zatın tavassutu ile mukabele kalemine alınır. Tasavvufa olan ilgisinden dolayı resmî vazifesi dışında kalan zamanlarını tasavvufî bilgilerini arttırmağa hasrediyordu. Nihayet gördüğü bir rüya üzerine bir mürşit aramağa karar verir. O sıralarda Edirne'de, Halvetî tarikatının şubelerinden olan Ruşenî'nin kollarından ve ibrahim Gülşenî tarafından tesis edilen Gülşeniyye tarikatının halifelerinden El-Hac Hallac mahallesindeki Aşık Musa'nın dergâhında Şeyh Mehmet Sırrî Efendi'ye mürit olur.
Bir süre sonra şeyhinin ölümü üzerine, onun yerine geçen Mehmet La'li Fenayi Efendi'ye intisap eder. Şeyhi, aynı zamanda onu dergâhın vakıf gelirlerini toplamakla görevlendirir. Kendisine bu görevinden sonra "Câbî Dede Efendi" ünvanı verilmiştir. Sezayi Hazretleri'nin Fenayi Efendi'yi kendisine büyük bir rehber olarak kabul ettiği aşağıdaki manzumeden anlaşılmaktadır.


Âdem hemîn bu bezm-i dil-ârâya bir gelür
Seyr-i cemâl-i yâri temâşâya bir gelür

Devr iderek cemâd ü nebât ‘âlemin geçüp
Hayvânî bir libâsile dünyâya bir gelür

Seyr-i ta’ayyün itmegiçün cezb idüp sehâb
Her katresini cem’ile deryâya bir gelür

Tekmîl idüp merâtibini âhiru'l-emir
İnsân ölüp bu neş’e-i kübrâya bir gelür

Mir’ât-ı vech-i bâki olup bî-cihet sıfat
Lâ'dan bekâ-yı zât ile illâ'ya bir gelür

Esmâyı câmi’ oldıgına şek yok âdemüñ
Ammâ netîce seyr-i müsemmâya bir gelür

xx

Şâh-râh-ı âlem-i ıtlâka girdüm sıdkıla
Kutb-ı âlem Şeyh La'li Gülşenîdür rehberüm
Himmetiyle menzil-i maksuda irdüm sıdkıla
Kutb-ı âlem Şeyh La'li Gülşenîdür rehberüm

Feyz irişdürdi kemâl-i neşe-i insanile
Can ilin menzillerin gösterdi çeşm-i canile
Aşina itdi beni ol âlem-i irfanile
Kutb-ı âlem Şeyh La'li Gülşenidür rehberüm

Cezbesiyle gönlümün mülkini teshir eyledi
Himmetiyle bu harab-âbâdı tamir eyledi
Bir nefesle zulmetüm tebdil ü tenvir eyledi
Kutb-ı âlem Şeyh La'lî Gülşenîdür rehberüm

Mülk-i tende padişah itdi beni ol zü'l-himem
Bende bir sır sakladı bîgâneye amma dimem
Feyz-i Hakka es-salâ itdüm bugün gelsün ümem
Kutb-ı âlem Şeyh La'lî Gülşenîdür rehberüm

Bu Sezayiden beyâna geldi nutk-ı Gülşenî
Söyleyen oldur dilinden perde itmişdür beni
İkilik vehmin aradan sürmeyen bilmez beni
Kutb-ı âlem Şeyh La'li Gülşenîdür rehberüm

Şiirde de görüldüğü gibi Sezayi Hazretleri'nin Şeyh Mehmet La'li Efendi'ye derinden bir bağlılığı söz konusudur. Şeyhini "Kutb-ı âlem" diye tavsif etmektedir.

Mehmet La'li Fenayi Efendi de h.1112 (m.1700/1701)'de vefat etti. Vefatına, Kâmî mahlasıyla şiirler yazan Edirneli Mehmet Efendi "Meded kopdı nihâl-i Gülşenî'den bir gül-i La'lî" mısra'ıyla tarih düşürmüştür. Bu sırada Sezayi Hazretleri Edirne'de, Lârî camii karşısında Şeyh Veli Dede Efendi dergâhında post-nişin (tekke şeyhi) idi. Lâ'li Fenayi Efendi'nin yerine geçen Şeyh Mahmud Hamdi Efendi'nin bu makama gelişinden altı ay sonra vefatı üzerine, Sezayi Hazretleri', kendi damadı ve halifesi olan Şeyh Müsellim Efendi'yi bulunduğu dergâha post-nişin tayin ederek, kendisi La'li Fenayi Efendi'nin makamına geçer. Bundan sonra Sezayi Hazretleri', hâlen Edirne'de Bostanpazarı denilen yerde Sezayi Tekkesi adıyla anılan dergâhta yaklaşık otuz sekiz yıl boyunca irşatla meşgul olmuştur.
Sezayi Efendi Hazretleri bir ara istanbul'a gelmişti. Daha önce Edirne'de iken ismi her tarafta duyulmuş olduğundan, istanbul'a gelince, birçok kimse onu görmek arzusu ile bulunduğu yere akın etti. Böyle gelip sohbette bulunanlardan bazılarının kalbine, Sezayi'yi tahmin ettikleri gibi bulamama düşüncesi geldi. O gece bu kimselerin her biri, rüyalarında, Resulüllah Efendimizi ziyaret için Medine-i münevvereye gittiklerini, fakat kapıda Sezayi'nin bulunduğunu ve huzur-ı sadete girebilmek için onun yardımı gerektiğini gördüler. Ertesi gün rüyalarını birbirine anlattıklarında, hepsinin aynı rüyayı gördükleri anlaşıldı. Böylece Sezayi Hazretlerinin, Resulüllâh Efendimizin varisi olan büyük âlimlerden olduğunu yakinen anladılar. Sezayi Hazretleri, gemide tanıştığı bir Halvetî şeyhi vasıtasıyla Gülşenîliğe ilk adımını atmıştır. Önce Şeyh Sırrî Efendi veya Seyyit Ali Efendi, sonra Fenayi Efendi'ye intisap etmiş ve şeyhinin ölümünden sonra kendisi de Gülşenî şeyhi olmuştur.
Bütün Gülşenîlerin her hâlde en büyük arzularından birisi de Gülşenîliğin kurucusu olan ibrahim Gülşenî'yi ziyaret etmektir. Sezayi Hazretleri'nin Gülşenîlikle ilk bağlantısı şu şekilde ol-uştur. Mora'dan istanbul'a gelirken gemide bir Halvetî şeyhi ile tanışmış ve onun çok fazla etkisi altında kalmıştır. Daha sonra tasavvufa merak saran Şeyh Sezayi, Edirne'de ibrahim Gülşenî'nin halifelerinden Şeyh Aşık Musa'nın hankahında şeyhlik makamında bulunan Mehmet Sırrî Efendi'nin müridi olmuştur. Gülşenîliğe bu şekilde baş-angıç yapan Hasan Sezayi, ibrahim Gülşenî'ye olan bağlılığından dolayı Mısır'a gitmiştir. Orada Gülşenî dergâhında vazife yapan ibrahim Çelebi tarafından Gülşenîliğin ikinci piri kabul edilmiştir. Sezayi Hazretleri'nin, ibrahim Gülşenî ve Dede Ömer Ruşenî'ye bağlılığını gösteren beyitleri yeri gelmişken zikredebiliriz.

Gülşenî dervişi güldür goncalardur Mevlevî
Bülbül-i şeyda okur gâh Ma'nevî gâh Mesnevî

Aydın olsa gülşenüm etme aceb
Rûşenîye intisâbum vardur

Sezayi Efendi, Edirne'de Aşık Musa hanka-ında 38 yıllık bir şeyhlikten sonra (18 Ramazan 1151-29 Aralık 1738, gece dört buçukta)

Râh-ı aşka canını kurban eden
Bî-güman ol vasıl-ı canan olur

Gülşenîden bir kadeh nûş eyleyen
Ey Sezayi lâyık-ı Yezdan olur

beyitlerini söyleyerek hicrî takvime göre 71, milâdî takvime göre 69 yaşında vefat etmiştir. Bu farkı, hicrî ve milâdî yıllara göre doğum ve ölüm tarihlerini verdiğimizde görebiliriz.
H.:1151-1080=71 M.:1738-1669=69
Hasan Sezayi Hazretlerinin şiirlerinin yer aldığı divan nüshalarında ölümüne düşürülmüş 4 tarih manzumesi vardır. Bunlar sırasıyla Rahmî, Elifî-zade Feyzî, Hasan Senayî Efendi ve asıl adı Mahmut olan Ağa-zâde Örfî'ye aittir. Bu beyitlere baktığımızda hicrî 1151 tarihini düşürmüşlerdir. Tarih beyitlerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

Ricâl-i gaybdan Rahmî biri gelüb didi tarih
Sezayi göçdi kutb-ı asr iken firdevs-i a'lâya (1151)

Düşdi yekpare bu mısra' Feyziyâ tarih içün
Göçdi kutb iken Sezayi rahmetullahi 'aleyh (1151)

Fevtini gûş eyleyen uşşak tarihin didi
Kudse pervaz eyledi ruh-ı Sezayi Gülşenî (1151)

Felek nüh tarh ile yazdı utârid Urfiyâ tarih
Sezai kutb-ı âlem şimdi uçmakda olur bülbül (1151)

Bütün bu şiirlerden anlaşılıyor ki, Hasan Sezayi Hazretlerinin ölüm tarihi 1151'dir. Zaten manzumelerin yer aldığı nüshalarda tarih beytinin hizasına rakamla 1151 tarihi kaydedilmiştir. Vasiyeti üzerine, bulunduğu hankahın cümle ka-pısının sağ tarafında, kendinden önceki şeyhlerin türbesine bitişik bir sebzeci dükkânı alındı ve oraya defnedildi. Kabri üzerine yapılmış olan türbe hâlen Meydan mahallesinde Süleymaniye Küçükpazarı caddesindeki dergâhtadır.
XVIII. yüzyılın büyük mutasavvıf şairlerinden Hasan Sezayi Hazretleri, Tekke edebiyatının önde gelen isimlerindendir. Şiirleri, üslûp ve ifade bakımından, kusursuz denecek derecededir. Tasavvufî bilgiler ve mazmunlardan şiirlerinde ustalıkla faydalanmıştır. Hasan Sezayi Hazretleri, aynı zamanda Gülşeniyye tarikatının Sezaiyye kolunun kurucusudur. Tekke ve Divan Edebiyatları hususiyetlerine vâkıf olan ve gazelleri ile büyük şöhret kazanmış bulunan Hasan Sezayi, tezkire sahibi Salim'e göre de Osmanlılar'ın Hâfız-ı Şirazî'sidir.
Hasan Sezayi Hazretlerinin mahlasıyla ilgili, Hüseyin Vassaf Beğ'in "incilâ-yı Mir'at-ı Hakikat" adlı eserinde;
"Mısrî, 1692 senesinde bir grup dervişiyle birlikte Osmanlı ordusuyla Avusturya seferine katılmak ister. Padişahın etrafında bulunan bir takım kişiler, padişahı, "müridi çoğalan bazı meşayih huruc davasına kalkışıyor" diyerek Mısrî'nin sefere katılmaması yolunda ikna ederler. Esasen padişah Mısrî Hazretlerine gönülden meftundur ve bu sefere Mısrî'nin de katılabi-leceğini düşünür. Fakat etrafındaki kişilerin hükmü galip gelir. Neticede padişah, Mısrî'ye Bursa'da kalıp hayır duada bulunması için bir hatt-ı hümayun gönderir. Mısrî, buna karşılık bir mektup yazıp padişahın, evliya sözünü tutması gerektiğini ve sefere mutlaka katılacağını bildirir. iki yüz kadar dervişiyle Edirne'ye gelir. Bu sırada Selimiye camiinde verdiği bir vaazdan sonra bir taht-ı revana bindirilerek Gelibolu yoluyla Limni'ye gönderilir. işte bu hâdiseden sonra çok müteessir olan La'li-i Gülşenî, asrın kutbu olan Mısrî'den Edirneliler adına özür dilemek üzere dervişi Hasan Efendi'yi huzura gönderir. Hasan Efendi, Mısrî'yi, Edirne'den ayrılacağı sırada görür ve kendisinden af diler. işte Hüseyin Vassaf, Hasan Efendi'nin bu görüşmede "Sezayi" mahlasıyla tahallus ettiklerini söyleyerek şunları kaydediyor:
Cenab-ı Mısrî Edirne'ye azimetinde Hazret-i Sezayi, Azizi Şeyhü'l-Alâ Muhammed Fenayi'nin taht-ı terbiyesinde perverşiyâb-ı kemâl olmakta idi. Henüz pek genç yaşta bulunuyorlardı. Cenab-ı Mısrî, Edirne'den mahfuzan Gelibolu tarikıyla Limni'ye iclâ olunurken Fenayi Efendi, Cenab-ı Mısrî'nin düçar olduğu muâmele-i nâ-revadan, ziyadesiyle müteessir olarak müridi Hz. Sezayi'yi i'zâm ile izhâr-ı âsâr-ı tarikat eylemiş ve Cenab-ı Mısrî'nin feyz-i nazarlarını ve hüsn-i dualarını berây-ı isticlâb-ı cemîlekâr olmuşlardı. Cenab-ı Mısrî, araba ile Edirne'den müfarakat sırasında, Hz. Sezayi yetişip, şeyhinin hissiyât-ı ta'zimâ-rânâsını arz ile mübarek elini öperek, Cenab-ı Pirin hüsn-i nazarlarına ve feyz-i duasına mazhar oldukları ve hatta arabanın reh-güzârına yatarak muamele-i vakıadan af dilemelerine karşı;
-"Kalk evlâdım, afva sezâsın!"
iltifat-ı Mısrî ile tahallüs ettikleri mevsukaten mervidir ki, hicretin 1104 senesine müsadiftir ki, Hz. Sezayi, yirmi dört yaşında idi."
Vassaf Beğ, devamında Hasan Sezayi Haz-retlerinin, Mısrî'nin gazeline yazdığı şerhin bir şükran ifadesi mahiyetinde olduğunu ifade eder.



Üye Profil Bilgileri
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Foxout isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hasan Özdemir Kimdir ? Foxout Genel Okul Ansiklopedisi 0 22 Kasım 2013 22:14
Hasan Can Kimdir ? Foxout Genel Okul Ansiklopedisi 0 22 Kasım 2013 19:55
Hasan Ali Kasır Kimdir ? Foxout Genel Okul Ansiklopedisi 0 22 Kasım 2013 19:54
Hasan Sağındık Kimdir ? Foxout Genel Okul Ansiklopedisi 0 22 Kasım 2013 18:26
Hasan Kul Kimdir ? Foxout Genel Okul Ansiklopedisi 0 22 Kasım 2013 18:24

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:31.

Sistem Bilgileri Bilinmesi Gerekenler
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.1.0 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz.

Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir.
Soru Ve Sorunlarınız İçin Lütfen İletişim Bölümünü Kullanınız
Tema Tasarımı ForumZero.Net - Foxin


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736