Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu

   


Go Back   Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu > Eğitim Dünyası > Genel Okul Ansiklopedisi

Genel Okul Ansiklopedisi Okul ile ilgili bazı elementler ve sorular, sorunlar


Emir Şekip Arslan Kimdir ?

Genel Okul Ansiklopedisi


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 16 Kasım 2013   #1
Foxout - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 26 Nisan 2012
Mesajlar: 6.439
Konular: 4126
Rep Puanı: 104488
Rep Gücü: 6445
Rep Derecesi : Foxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond reputeFoxout has a reputation beyond repute
Aldığı Teşekkürler: 240
Ettiği Teşekkürler: 712
Standart Emir Şekip Arslan Kimdir ?

Emir Şekip Arslan Kimdir ?



Emir Şekip Arslan, Ahmed eş-Şerebâsî’nin deyimiyle “Osmanoğulları’ndan daha fazla Osmanlı olmak isteyen” emîrü’l-beyân (belâgatın prensi) Şekip Arslan, 1869’da Lübnan’ın Şuveyfe köyünde, bir Dürzî ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası düşük dereceli bir mahalli memur idi. Arslan Ailesi, Cebel-i Lübnan’da Dürzî aşiretlerinin en şereflilerinden kabul edilmekteydi. XX. yüzyılın başlarında, ailenin bireylerinden kimi memur, kimi hariciyeci, kimi mebus, kimi de edip olmuştur. Şekip’in ailesi Dürzî kimliğini bırakıp İslam’a dönerek Arap-Osmanlı cemiyetinde isim yaptı.
Büyük kardeşi Nesib (öl. 1927) edebiyat çevresi içinde yer alıp, Dünya Savaşı’ndan önce İttihat ve Terakki’nin faaliyetlerine karşı Arap protesto hareketine katıldı. Küçük kardeşi Adil Bey ise, İstanbul’da edebiyat fakültesini bitirdikten sonra 1914-16 yılları arasında Şuf kaymakamlığı, 1916-18 arasında Osmanlı Meclisi’nde mebusluk yaptı. 1925-26’da Suriyelilerin Fransızlara karşı verdiği bağımsızlık mücadelesine katıldı. 1946-49 yıllarında Suriye’nin ilk bağımsız hükümetinde bakanlık yaptı. 1954’te öldü.

Şekip Arslan 1874’te Beyrut’ta Medresetü’l-Hikme adındaki Maruni okuluna girdi. Şekip bu okulda edebiyata yöneldi; Arapça ve Farsça’nın yanı sıra Fransızca’yı da öğrendi. 1881’de mezun oldu. 1886’da (17 yaşında) ilk şiir kitabı yayımlandı. Daha sonra Türkçe’yi de öğrenmesi için Medrese-i Sultaniye’ye gönderildi. Burada bir yıl okudu (1887). Üniversiteye gidemediğinden kendi kendisini yetiştirmek durumunda kaldı.

Medrese-i Sultaniye’de hocası olan Abduh’un etkisinde kaldı. Dersler dışında sohbetlerine de devam etti. Abduh’un 1888’de Mısır’a dönmesi üzerine Şekip Arslan, Şuveyfe nahiye müdürlüğünü üstlendi. Bu görevi iki yıl sürdürdükten sonra istifa etti. 1890-92 arasında iki buçuk yıl seyahat etti. Önce Kahire’ye giderek iki ay Abduh’un misafiri oldu. Bu sırada Sa‘d Zağlul’la ilişkide bulunmuş, Ahmed Zeki’yle dostluk kurmuş, Hidiv Tevfik tarafından kabul edilmiş ve El-Ahram ve El-Müeyyed’e makaleler yazmıştır.
Arkasından, iki yıl kalacağı İstanbul’a gitti. Maliye Bakanı Hasan Fehmi ve Maarif Bakanı Münif Paşa’nın çevresinde bulundu. 1892’de, hayatı boyunca emperyalist bir tehlike olarak göreceği Avrupa’ya (Paris, Londra) geçti. Ahmed Şevki Bey’le tanıştı. Aynı yıl İstanbul’a tekrar döndü ve o sıralarda İstanbul’a gelen Efgani ile görüştü.

Yine aynı yıl Lübnan’a döndü. 1902’ye kadar on yıl şiir yazdı, ilmi araştırmalar yaptı, Kahire ve Beyrut’un meşhur gazetelerinde makaleler yayımladı. “Enerjisini politikaya harcamış olmasaydı, Şevki’nin yerine Arap dünyasında emîrü’ş-şuarâ (şairlerin şahı) olabilirdi.” denilmektedir. El yazması klasik İslami eserleri inceledi, Chateaubriand’ın, Endülüs Müslümanlarını anlattığı Son İbn Serrâc’ın Macerası adındaki romanını çevirerek yayımladı.
1902-1907 yılları, siyaseti Arslan Ailesi’ne itibar kaybettiren mutasarrıf Muzaffer Bey’le mücadeleyle geçti. Şekip, amcası Mustafa’nın yerine kısa bir süre Şuf kaymakamlığı yaptıysa da mutasarrıf Muzaffer’le rakip Canbulat Ailesi’nin baskıları yüzünden istifa etmek zorunda kaldı.

Jön Türklerin teşkilat-ı esasiye kanununu kabul ettirme çabalarını destekledi. Jön Türk hareketinin 1908’deki başarısı üzerine, Şekip Arslan, Arslan Ailesi’nin Şuf’taki hakimiyetinin sembolü olan bu makama tekrar sahip oldu. Ancak onun arzusu kaymakamlık değil, İstanbul’da Cebel-i Lübnan’ı temsil etmek idi. İki yıl bu görevde kaldıktan sonra, mutasarrıfla aralarında geçen bir tartışmadan dolayı istifa eti.
Güçlü bir padişahın gitmesine üzülmekle birlikte, Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra kurulan yeni rejimi ve onun yabancı güçleri dışarı atma çabalarını desteklemekten geri kalmadı. Ona göre Osmanlı’nın yaşaması, askeriyenin yüksek görev kabiliyeti ile donanmasına bağlıydı.

1911 Ekim’inde, Libya’yı işgal eden İtalyan güçleriyle savaşmaya gitti. Bir yılını asker, kurtarma elemanı ve propagandacı olarak geçirdi. Şam’daki Osmanlı komutanlığına bir plan sunarak, bir grup asker ve subayın Libya cephesine ayrılmasını başardı. Arslan komutasındaki ve Bedevi kılığındaki askerler İngiliz kontrolündeki Mısır’ı geçmeyi başardı. Ancak, El-Ariş’ten ileri geçirilmeyerek, bir süre alıkonulduktan sonra bir gemiyle Yafa’ya gönderildi.

Burada duramayan Arslan, bir gemiye binerek Mısır’a geçti. 1912’nin ilk aylarını Mısır Kızılay Teşkilatı’nda çalışarak geçirdi ve bu sırada, Hidiv Abbas Hilmi ile dostluk kurdu. 1912 Nisan’ında Trablusgarp’a gitti. Trablusgarp’ın müdafaasında bulunamadıysa da Enver Paşa’nın dostluğunu kazandı. 1911-12 yılları arasında El-Müeyyed’de yayımladığı makalelerde Osmanlı mefkûresine olan bağlılığı ile Batı emperyalizmine duyduğu düşmanlığı ortaya koydu.

Osmanlı kuvvetlerinin Trablusgarp’tan çekileceğini öğrendiğinde İstanbul’a giderek, hükümeti Kuzey Afrika’da savaşmaya ikna etmeye çalıştıysa da başarılı olamadı. Ona göre “Trablusgarp’ın çölleri savunulamazsa, Şam’ın bahçeleri de savunulamaz”dı. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte, Arslan, Kızılay’la Mısır Yardımseverler Derneği’nin imkânlarını Balkan muhacirleri için seferber etti.

Trablusgarp’ın iç politik çekişmeler yüzünden kaybedildiğine, dolayısıyla güçlü bir hükümetin işbirliği ve birleşme programına ihtiyacı olduğuna inanan Şekip Arslan, Babıâli Baskını sonrasında kurulan yeni rejimi destekledi ve adeta onun sözcülüğünü yaptı. Yeni rejimin gayelerini Arap halklarına anlatma görevini üstlendi. 1913’te, bu görevle Beyrut, Şam ve Kudüs’e gitti. Abdülaziz Çaviş’le Medine’ye bir propaganda gezisi yaptı.

Ancak onun hareket noktası, iç politika malzemesi olmadığı gibi, ideolojik yönleri ağır basan sözcüler gibi, Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Arapçılık zihniyeti ile de bağdaşmıyordu. Pratik bir mesajı vardı: Parçalanmış bir imparatorluğun Avrupa’ya yem olacağını. Arap ülkelerinin merkezlerinde Araplarla Türkler arasındaki bölünmenin çok garip ve de gereksiz olduğunu; imparatorluk mefkuresine sıkı sıkıya sarılmak gerektiğini; yabancı güçlerin, Türklerle Araplar arasında anlaşmazlık bulunduğu kanaatini yayarak bu yolla kendi çıkarlarına kapı araladıklarını; Osmanlı topraklarını ele geçirip kolonileştirmek istediklerini savundu. Yine bu kaygıyla, Arap reformcularına saldırarak, Osmanlıcılık fikri etrafında birleşmek gerektiğini ifade etti. Bu yüzden, başta Reşid Rıza olmak üzere pek çok kimsenin şimşeklerini üzerine çekti.
1913 yazında, İttihatçı hükümet tarafından, Arap görüşünün dile getirileceği ve uzlaşma yollarının aranacağı bir dizi konferansa katıldı. Devleti tenkit etmeyi onu sabote etmek olarak algılayan Şekip Arslan’a göre, birleşik merkezi otorite, bölgesel otonomi anarşisinden daha iyiydi. Yine o, Abdülhamid’in siyasetinin geçerliliğine, bu siyasette yapılacak değişikliklerinse ancak bozgunla sonuçlanacağına inanmaktaydı.

Nisan 1914’te, Havran’dan mebus seçildi. Bu sıralarda Suriye’ye giden Cemal Paşa’nın siyasetinin, ailesinin hususi imtiyazlarını ortadan kaldırmasına ses çıkarmadı. O, Avrupa gözetiminde ve Hıristiyan yönetimindeki bir özerk bölge yerine, Müslüman Osmanlı Devleti’nin insanı fazla sıkmayan şemsiyesi altında yaşamayı tercih ediyordu. Kanal hareketi sırasında Dürzîlerden 120 kişilik bir gönüllü birliği oluşturarak başlarına geçti.

1914-16 yılları arasında Cemal Paşa’nın çevresinde yer aldı. Yüzlerce Arap soylusunun ve binlerce kişinin Kudüs ve Anadolu’ya sürülmesi, 1915-16’da Arap liderlerinin idam edilmesi ve açlığa karşı verilen savaşın kaybedilmesi yüzünden, ilerleyen yıllarda pek çok suçlamayla karşı karşıya kaldı. Ancak, anlaşıldığı kadarıyla Şekip Arslan, olayları elinden geldiğince önlemeye çalışmışsa da başarılı olamamıştır.

1916 yazında Beyrut’ta evlenen Şekip Arslan, o yılın sonlarında Suriye’den ayrıldı. Sonraki bir yılın büyük bir kısmını, İstanbul’da uluslararası kuruluşların Lübnan’a yardım etmelerini sağlamak için hükümet ve meclis nezdinde mücadele ile geçirdi. 1917’nin son çeyreğiyle 1918 ortalarında Enver Paşa’nın ricasıyla ve özel görevlerle Almanya’ya gitti. İstanbul’a dönerken, yolda karşılaştığı İstanbul’dan kaçan bir grupla birlikte tekrar Berlin’e döndü. Oradan İsviçre’ye geçerek, yirmi sekiz yıl sürecek sürgün hayatının ilk yılını burada geçirdi.

1919 yılının büyük kısmını İsviçre’de geçiren Arslan, tekrar Berlin’e döndü. İttihat ve Terakki’nin burada yaşayan liderleriyle bağlantıya geçti. Talat Paşa’nın yardımıyla, Berlin’deki Müslümanları biraraya getirmek için kurulan Şark Kulübü’ne başkan seçildi. 1921 Haziran’ında Enver’in isteğiyle Moskova’ya seyahat etti. Bu seyahat “komünist sempatizanı” diye anılmasına sebep oldu.

1921 yazı sonlarında, Cenevre’de yapılan Suriye-Filistin Kongresi sekreterliğinde bulundu. 1922 Mayısı’nda Cenova’da, Mazlum Halklar Birliği Kongresi’ne katılarak bir konuşma yaptı. Yine aynı yılın temmuzunda, Londra’da, Milletler Cemiyeti’nin Suriye ve Filistin için alınan manda kararını tescil etmesini protesto etti. Ağustos ayında Roma’ya giderek İtalyanların Milletler Cemiyeti’nde yardımını sağlamaya çalıştı.

1920 yılından başlayarak, Arap meseleleriyle ilgili görüşlerini içeren tebliğler yayımladı; ki bunların en önemlisi, münferit Arap devletlerinin zaaflarını kapatmak üzere bir Arap Milletler Cemiyeti’nin kurulmasını istediği 1923 tarihli tebliğdi.

İttihatçı liderlerin ortadan kalkmasıyla, Osmanlı’nın toparlanıp ayağa kalkamayacağına inanan Şekip Arslan’ın, Türkiye’de kurulan cumhuriyete karşı tepkisi, ilgisini Osmanlı eyaleti olan Arap topraklarının Avrupalılarca işgaline yöneltmek oldu. 1923 sonlarında, Fransızları Suriye’den atmak için ortak bir Türk-Arap cephesi kurmak amacıyla İstanbul’a gitti. Ancak Mustafa Kemal, Türkçe konuşmayan bölgelerde Osmanlı sınırlarını yeniden oluşturma yönündeki istekleri kabul etmedi.
Bunun üzerine Arslan, Mersin’e yerleşerek 1924’ün ilk sekiz ayını burada geçirdi. 1924 ilkbaharında, altı yıldır göremediği ailesiyle buluştu. Yaz sonlarında ailesini orada bırakarak, birkaç aylığına Avrupa’ya döndü. İsviçre’de sürgün Arap liderleriyle temasa geçti ve Berlin’de Alman yetkililerle görüştü. 1925 yılı Ocak ayında tekrar Mersin’e geldi. Sekiz ay daha kaldıysa da, siyasi-sosyal hiçbir faaliyette bulunamadığı bu şehre yerleşmeyi düşünmedi.

1925 yazında, Suriye’de Fransız mandasına karşı isyan başladığında, Kahire ve Avrupa’daki sürgünler tarafından, bir delegasyonun Milletler Cemiyeti nezdinde Suriye’nin menfaatlerini temsil etmesi önerisinde bulunulduğunda, Arslan, bu sorumluluğu yüklenmek üzere Avrupa’ya dönmeye karar verdi ve İsviçre’de sürekli ikamete başladı.

Bundan sonraki hayatı, Arap-İslam ülkelerinin bağımsızlığı mücadelesiyle geçen Şekip Arslan, 9 Aralık 1946’da Beyrut’ta, geride onlarca değerli eser ve yüzlerce makale bırakarak hayata gözlerini yumdu.

Geniş bilgi için, bu biyografiyi özetlediğimiz şu esere bkz. William L. Cleveland, Batı’ya Karşı İslâm, Şekip Arslan’ın Mücadelesi, Türkçesi: Selahattin Ayaz, Yöneliş Yayınları, İstanbul, 1991



Foxout isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Arslan Tekin Kimdir ? Foxout Genel Okul Ansiklopedisi 0 13 Kasım 2013 19:14
Arslan Bulut Foxout Genel Okul Ansiklopedisi 0 09 Kasım 2013 11:35
Arslan Bey Foxout Genel Okul Ansiklopedisi 0 08 Kasım 2013 21:17
IV. Kılıç Arslan Kheron Serbest Bölüm 0 26 Haziran 2013 22:41
Alp Arslan Kheron Serbest Bölüm 0 26 Haziran 2013 22:04

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:11.

Sistem Bilgileri Bilinmesi Gerekenler
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.1.0 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz.

Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir.
Soru Ve Sorunlarınız İçin Lütfen İletişim Bölümünü Kullanınız
Tema Tasarımı ForumZero.Net - Foxin


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736