Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu

   


Go Back   Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu > Eğitim Dünyası > Lise Ansiklopedisi > Biyoloji


Madde ve Evren

Biyoloji


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 13 Kasım 2013   #1
Ne Mutlu Türküm Diyene
GROZNIE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 21 Nisan 2012
Alter: 31
Mesajlar: 3.862
Konular: 879
Rep Puanı: 235085
Rep Gücü: 3868
Rep Derecesi : GROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond repute
Aldığı Teşekkürler: 375
Ettiği Teşekkürler: 275
Standart Madde ve Evren

Tüm varoluş, varoluşun içinde minik bir noktadan başka bir şey olmayan evrenimiz kompleks yapısıyla hemen dikkat çeker.

Bu yazı dizimizde evrenimizden, evrenimizi meydana getiren maddelerden ve maddelerin ilginç ve şaşırtıcı yapılarından bilimsel yöntemlerle bahsedeceğiz.

Konu öylesine büyük, geniş ve derindir ki vereceğimiz bilgiler gerçeklerin karşısında son derece yüzeysel ve basit kalmaktadır. Ne yazık ki ancak bu kadarını bilebiliyoruz.

Her zaman olduğu gibi bu yazı dizimizin gerçek amacı söz konusu oluşumların rastlantılarla oluşup oluşamayacağını araştırmak, sonuçta gerçekleri bulmaya çalışmaktır.

Yazı dizimizi bu amaca uygun yorumlamak gerekir.

EVREN

Tersinim teorisi var oluşu bir bütün olarak görür. Sıkça ve uzun uzun tartışılmış olan canlılık konusundaki abiyogenez ve biyogenez görüşlerini bir noktada sentezler. Varoluşu canlılık ve cansızlık diye ayırmaz.

Tersinim teorisine göre varoluş madde ve madde ile ifade bulan yaşamın kompleks bütünlüğüdür. Varsa diğer evrenleri de kapsar. (Maddenin Sakımı Kanunu Bir Büyük Bütün’ün Varlığını Kanıtlar isimli makalemize bakınız)

Bu görüşe göre eğer yaşam oluşacaksa her şeyden önce maddenin oluşması gerekir. Bu nedenle varoluş maddeyle başlar; kademe kademe bütünleşerek devam eder.

Yaşamsal uygunluklar dediğimiz milyonlarca kompleks sistem bu oluşumlar sırasında sırasıyla meydana gelip bütünleşir. Bir bakıma yaşam ve ekolojik düzen bu oluşumların en son aşamasıdır.

Bu forumda madde ve evren konusunda bilgiler vereceğiz.

Buradaki amacımız varoluşun planlı ve kademeli bir gelişim sonucunda oluşmuş; kompleks, muhteşem ve eksiksiz bir bütün olduğunu, dolaysıyla bir Yaratıcı’nın varlığını göstermektir.

Yaşamsal uygunluklar dediğimiz milyonlarca olgu bu büyük bütünün içindedir. Bu bütünlük yaşamsal uygunluklar için özel olarak düşünülüp planlanmış ve oluşturulmuş gibidir.

Canlılık ve cansızlık bu büyük bütünün içindedir ve birbirini tamamlar. Konu aynı zamanda insanların ne kadar kolay yanılıp aldanabilir olduklarını göstermesi yönünden de hayli ilginçtir.

===

içinde bulunduğumuz ve uçsuz bucaksız sandığımız evrenin nasıl var olduğu, nereye gittiği, içindeki düzen ve dengeyi sağlayan kanunların nasıl işledikleri her devirde insanların merak konusu olmuştur.

Bilim insanları asırlardır bu konuyla ilgili sayısız araştırmalar yapmışlar, doğru ya da yanlış pek çok teoriler üretmişlerdir.

Evrenimizin bir düzenler ve sistemler bütünlüğü olduğu varsayımının en büyük kanıtı şüphesiz ki nice milyar yıllardan beri değişmeyen ve işlerliğini devam ettiren kanun ve ilkelerin varlığıdır.

Kanun ve ilkelerin varlığı bu kanun ve ilkelerle ortaya konulmuş bir düzenli sistemlerin varlığı anlamına gelir.

Eserimizin amacı herhangi bir taassuba varıp dayanmış bir önkabule takılı kalmadan var oluş gerçeğini arayıp bulma olduğundan bu konu bizi yakından ilgilendirmektedir.

Madde ve evrenin rastlantılarla oluşup oluşamayacağı sorusunun yanıtını bilimsel bulguların ışığında arayıp bulmaya çalışacağız.

Okuyucu bu yazı dizimizi öncelikle bu yönden değerlendirmelidir.
EVREN NEDİR? NE DEĞİLDİR?


Evren veya kâinat, sonsuz uzayda bulunan tüm madde ve enerji biçimlerini içeren bilinen bir bütünün adıdır.

Evren astronomi ve astrofiziğin konu edindiklerinin tümüdür.

Bilinen maddelerle ifade bulan her şeyi içinde barındıran dev bir varlıktır. İçinde her şeyin bulunduğu bu dev oluşum, sonsuzluk olarak tanımlanan tek ve en Büyük Bütünün içinde yer alır.

Materyalizme göre uzay denen hiçliğin içindeki her şeydir evren. Hiçlik olarak tanımlanan sonsuzluğun içinde bir toz zerresi bile değildir fakat vardır.

Tersinim teorisi evren dışılığı hiçlik olarak kabul etmez. Tersinime göre evren dışılık mahiyetini tam bilemediğimiz ezelden gelip ebede giden ak enerjiden oluşmuş Bir Büyük Bütündür. (Maddenin Sakımı Kanunu Bir Büyük Bütün’ün Varlığını Kanıtlar isimli makalemize bakınız)

Ve yine tersinim teorisine göre evren içi kara madde ya da kara enerji diye isimlendirdiğimiz ak enerjinin en düşük seviyesindeki (mutlak sıfırın bir kaç derece üzerindeki enerji) ile doludur. Mutlak sıfır ise madde ile antimaddenin birleşim ya da ayrım noktasıdır. (Madde ve antimadde bölümüne bakınız)

Büyük Bütünün içinde bir toz zerresi bile olmayan evren gitgide genişleyen, yarı çapı 8.5 milyar ışık yılı büyüklüğünde dev bir küredir. Hacmi saniyede yüz bin km hızla genişlemektedir.

Evrendeki gökada grubu sayısı: Yirmi beş milyar

Görünür evrende büyük gök ada sayısı: Üç yüz elli milyar

Görünür evrendeki cüce gök ada sayısı: Yedi trilyon

Görünür evrendeki yıldız sayısı: Otuz milyar x trilyondur.

Bilimin Işığında Evren:Gözlemlediğimiz evren (Kozmos), bildiğimiz tüm varlıkları ve olayları içeren sistemdir. Bilim açısından bu terim gözlemlediğimiz evren olarak düşünülür. Bu nedenle bizden önceki ve sonraki evrenlerin varlığı da söz konusudur.

Günümüzde ulaşılabilen en son teknik verilere göre, evrenin fiziksel yapısı şöyle sıralanabilir:

1-Galaksiler

2-Elektromanyetik radyasyon

3-Nötral ve iyonize hidrojen

4-Toz parçacıkları

5-Galaksilerden gelen ışık fotonları

6-Süpernova ve Galaktik patlamalardan oluşan kozmik ışınlar

7-Kütlesi olmayan nötronlar

8-Gravitik dalgalar.

9-Kara enerji

Sadece Samanyolu galaksimizde 400 milyon yıldız bulunduğu tahmin edilmektedir. Bizimkine benzeyen ya da benzemeyen milyarlarca galaksi vardır.

Evreni dolduran bütün bu cisimler atom dışı üç esas gücün etkisiyle bir arada bulunur.

a)-Nükleer Güç: Atomik çekirdeğin nötron ve protonlarını bağlar.

b)-Elektromanyetik Güç: atomları oluşturmak üzere elektronları çekirdeğe bağlar.

c)-Gravitik Güç: Uzaydaki cisimleri belirli yörüngelerde tutar.

Evrenin kozmolojik standart modeli 20.yy.’ın ilk yarısında önerilen Big Bang (tersinim teorisine göre genişim) görüşünün mantıksal bir sonucudur. Bu model evren gözlemlerinin bütünlüğüyle uyuşan bir tanım sunmaktadır.

Evrenin Kozmolojik standart modeli şu iki özelliği şart koşar:

Gözlemlenebilir evren, yoğun ve sıcak bir evreden (Big Bang, tersinim teorisine göre genişim) doğmuştur. Bu evre sırasındaki bir işleyiş erişip gözlemleyebildiğimiz bölgenin homojen olmasını fakat aynı zamanda bazı istisnalar göstermesini sağlamıştır.

Önerilen başka işleyişler olsa da bu, muhtemelen şişme (genişleme) şeklindedir.

Güncel evren birçok madde türüyle doludur ki başlıcaları şunlardır:

1)-Her çeşit elektromanyetik ışımayı temsil edici parçacıklar olan fotonlar.

2)-Nötrinolar.

3)-Atomları oluşturan baryonik madde.

4)-Karanlık madde denilen, laboratuar ortamında üretileme-mişse de parçacık fiziğinde öngörülen, galaksilerin yapısından sorumlu olan, kendilerini oluşturan yıldızlar bütününden daha kütleli bir veya birkaç madde türü.

5)-Karanlık enerji denilen, günümüzde gözlemlenen evrenin genişlemesinin hızlanmasından sorumlu olan ve muhtemelen kozmik şişme ile doğrudan ilgisi olmayan alışılmamış özelliklere sahip bir enerji türü.

Astronomik gözlemlerin büyük bir kısmı evreni tanımlarken bu vazgeçilmez temel taşlarından yararlanmaktadır.

Evrenin Kozmolojik standart modelinin üç temel taşı laboratuar ortamında gözlemlenmemiş fiziksel fenomenlere başvurmayı gerekli kılmaktadır ki bunlar kozmik şişme, karanlık madde ve karanlık enerjidir.

Bu temel taşları ya da bunlardan birini yok varsayan tatminkâr hiçbir kozmolojik model yoktur.

Evrendeki ince ayarlar: Evrendeki tasarımsal ince ayarlar ve düzenler konusunda yoğunlaşan evren bilimciler ve teorik fizikçiler, evrendeki bu ince ayar ve düzenlerin şaşkınlık ve hayranlık uyandıran sayısız örneklerini bulmuşlardır.

Evrendeki kompleksliği mümkün kılan kanunlarda hayret verici ancak bir mucize olarak nitelendirilebilecek fizik kanunları, çok üstün bir dehanın ürünü olan nice ince ayarlar vardır.

Evren hayranlık ve şaşkınlıkla izlediğimiz hassas tasarımının kesinliğinde yaratılmış olmasaydı hiç bir canlı var olamayacak, canlılığını devam ettiremeyecekti.

Evrenin, evren içinde yüzen dünyanın canlıların dolaysıyla insanın yaşaması için özel şartlara uygun olarak oluşturulduğu kesindir.

Var oluşun her iki yanıtını da savunanlar bu konuda da hemfikirdirler. Buradaki sorun özel şartlara sahip bu oluşumun rastlantılarla meydana gelip, gelemeyeceğidir.

Big Bang teorisine uzun yıllar karşı çıktıktan sonra fikrini değiştiren Sir Fred Hoyle'un sözleri, bu durumu şöyle ifade eder:

-Big Bang teorisi evrenin tek ve büyük bir patlama ile başladığını kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır ve düzensizleştirirler. Oysa Big Bang çok gizemli bir biçimde bunun tam tersi bir etkiyle maddeleri birbiriyle birleştirerek galaksileri oluşturacak hâle getirmiştir.

Dikkat edilirse bu sözlerde düzensizlik meydana getirmesi gereken plansız bir patlama sonucu bir düzenin oluşması; o patlamanın gerçekliğiyle ilgili bir şüphenin de var olduğu ifade edilmeye çalışılır ama bu sözlerde aynı zamanda evrendeki bir düzenin varlığı da itiraf edilir.

Hoyle, Big Bang gibi kontrolsüz olması gereken bir patlamanın düzenlilik oluşturmasının patlamanın kendisiyle çelişkili bir durum olduğunu, bu çelişkinin patlamanın gerçekliğiyle ilgili bazı şüpheleri de beraberinde getirdiğini ifade ederken bir bakıma haklıdır.

Çünkü kontrolsüz bir patlamanın bir sırça saraya atılan bomba gibi etrafı tahrip etmesi, düzenleri bozup düzensizlik oluşturması gerekir.

Hâlbuki Big Bang patlamasının oluşturduğu evrende şaşılacak kadar ince ve hassas bir düzen ve intizam vardır.

Sanki her şey çok önceden hedeflenen bir amaca uygun planlanmış, her şey bu plana göre yerli yerinde var edilmiş, yerli yerinde oturmuş gibidir.

Bu planlama sanki en baştan, patlamanın oluştuğu andan itibaren vardır.

Sanki patlama bu amaç için gerçekleştirilmiştir.

Bütün bu yazdıklarımızın Big Bang’i kabul etmeyip yerine Genişim Sürecini getiren tersinim teorisinin birer kanıtıdır. (Geniş bilgi için Big Bang bölümüne bakabilirsiniz)

Bir materyalist olan Hoyle’nin ezelden gelip ebede giden durağan bir sonsuzluk olarak nitelediği evrende bir düzenin olması itirafı son derece ilgi çekicidir.

* * * *

Big Bang’in bir patlama olmadığı konusunda pek çok bilim insanı hemfikirdir.

Ünlü bir fizik profesörü olan Paul Davies Big Bang sonrası evrendeki genişleme hızının ne kadar hassas ayarlanmış olduğunu hesaplamış ve inanılmaz bir sonuca ulaşmıştır.

Bu sonuç evrendeki en baştan başlayıp kademe kademe olgunlaşıp gelişen planlı var oluşu bir kez daha kanıtlaması açısından hayli ilginç ve şaşırtıcıdır.

Davies'e göre, Big Bang'in ardından gerçekleşen genişleme hızı eğer milyar kere milyarda bir oranda bile farklı olsaydı, hayata imkân sağlayacak bir yıldız tipi oluşamaz ve evrende canlılık ortaya çıkamazdı.

Bu konuda Davies şöyle demektedir:

-Hesaplamalar, evrenin genişleme hızının çok kritik bir noktada seyrettiğini göstermektedir. Eğer evren biraz daha yavaş genişlese çekim gücü nedeniyle içine çökecek, biraz daha hızlı genişlese kozmik materyal tamamen dağılıp gidecekti.

Bu iki felaket arasındaki dengenin ne kadar iyi hesaplanmış olduğu sorusunun cevabı çok ilginçtir.

Eğer patlama hızı gerçek hızından sadece milyar kere milyarda bir oranda farklılaşmış olsaydı, bu gerekli dengeyi yok etmeye yetecekti. Bu nedenle Big Bang herhangi bir patlama değil, her yönüyle çok iyi hesaplanmış ve düzenlenmiş bir oluşum olmalıdır.

İşin daha da ilginç olan yönü ise Büyük Patlama ile ortaya çıkan fizik kurallarının aradan geçen 14 milyar yıllık zaman içinde hiç değişikliğe uğramamış olmasıdır.

Bilindiği gibi kural, yasa ve ilkeler olduğu, oluştuğu olgular düzenli sistemlerdir. Düzensizliklerde kural yasa ve kurallar bulunmaz. Bu nedenle evrendeki düzenlilik gerçeği inkar edilemez.

Oluşumun ilk anlarından zamanımıza kadar yaklaşık on dört milyar yıldan beri bu kurallar herhangi bir değişikliğe uğramadan geçerliliğini korumaktadır.

Bu (her şeyin rastlantılar sonucu oluştuğu, planlayan ve oluşumları koruyan bir iradenin var olmadığı var sayılırsa) termodinamiğin ikinci kanununa tamamen aykırıdır.

Eğer söz konusu planlayıcı ve koruyucu irade yok ise düzen ve kuralların zaman içinde bozulması, düzenlerin düzensizliğe, bozuma ve anarşiye doğru gitmesi gereKİR.

Profesör Paul Davies’inde ifade ettiği gibi bu kurallar öylesine ince ve hassas hesaplar üzerine kuruludurlar ki, bugünkü değerlerinden mikromikrometrik sapmalar bile tüm evrendeki yapıyı ve düzeni ortadan kaldırabilecek hassasiyettedir.

Paul Davies de bu akıl almaz incelikteki denge ve hesaplardan varılması gereken kaçınılmaz sonucu şöyle açıklar:

-Çok küçük sayısal değişikliklere hassas olan evrenin şu andaki yapısının, çok dikkatli bir bilinç tarafından ortaya çıkarıldığına karşı çıkmak çok zordur. Doğanın en temel dengelerindeki hassas sayısal denklemler, kozmik bir tasarımın varlığını kabul etmek için oldukça güçlü bir delildir.

Ünlü fizikçi Prof. Stephen Hawking de aynı fikirdedir. Zamanın Kısa Tarihi isimli kitabında evrendeki dengelerin aslında kavrayabildiğimizden çok daha ince hesaplar ve dengeler üzerine kurulduğunu belirtir.

Hawking evrenin genişleme hızıyla ilgili şunları söyler:

-Evrenin genişleme hızı o kadar kritik bir noktadadır ki, Big Bang'ten sonraki birinci saniyede bu oran eğer yüz bin milyon kere milyonda bir daha küçük olsaydı evren şimdiki durumuna gelmeden içine çökerdi.

Aynı gerçek karşısında Amerikalı Astronomi Profesörü George Greenstein da, The Symbiotic Universe adlı kitabında şöyle yazar:

-Kanıtları inceledikçe, ısrarla önemli bir gerçekle karşı karşıya geliriz. Oluşumda bir doğaüstü akıl ve bu aklın yönlendirdiği bir irade devreye girmiş olmalıdır.

Bütün bu bilim insanlarının tersinim teorisinin temellerinden olan varoluşta genişim süreci varsayımımızla aynı görüşte olmaları bize kıvanç vermekte, teorimizin doğruluğu konusundaki güvenimizi artırmaktadır.

Oluştuğu kesinlikle bilinen, en koyu materyalistler tarafından bile itiraf edilen evrendeki düzen gerçeği materyalist felsefenin yanıtlamaktan aciz kaldığı pek çok soruları gündeme getirmiştir.

Materyalizm bu gerçeği rastlantılarla oluşmuş olaylardan zaman içinde iyi ve yararlı olanların seçimi ve bunların birikimiyle oluşmuş bir düzen olduğunu kabul ve iddia eder. iyi ve yararlı olanların seçimi kavramı evrim teorisinin en önemli mekanizması olan doğal seleksiyon olarak karşımıza çıkar.

Hemen fark edileceği gibi bu iddianın temelinde bir mantık hatası vardır. Bu mantık hatası da rastlantılarla oluşmuş olay ve oluşumlardan iyi ve yararlı olanlar nasıl seçilmiştir sorusunu gündeme getirir.

Materyalizm bu soruya, canlıların evrimi konusunda; canlıların savunma sistemleri gibi doğal mekanizmaları iyi ve yararlı olanların seçimini gerçekleştirir şeklinde yanıtlar ama bu seçimi cansızların nasıl becerdiği! Konusunda her hangi bir açıklamada bulunamaz.

Böyle bir oluşumu cansız dünyadaki doğal seleksiyon olarak mı tanımlamak gerekecektir? Böyle bir tanımlamanın saçma olduğu açıktır.



Üye Profil Bilgileri
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli- Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber…
GROZNIE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Karşı Madde ya da Anti Madde Nedir? OConner Fizik 0 05 Kasım 2013 19:20
Ahi Evren OConner Tarih & İnkilap Tarihi 1 31 Ekim 2013 20:45
35. Madde nedir? TSK 35. Madde neleri kapsıyor? CrayzTurk Güncel Haberler 0 01 Temmuz 2013 22:17
Madde – Anti-madde simetirisi bir kez daha doğrulandı CarmeLo Bilim ve Teknoloji 0 20 Nisan 2013 14:28
Evren Mareth Uzay ve Astronomi Bilimi 0 24 Ocak 2013 15:51

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:51.

Sistem Bilgileri Bilinmesi Gerekenler
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.1.0 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz.

Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir.
Soru Ve Sorunlarınız İçin Lütfen İletişim Bölümünü Kullanınız
Tema Tasarımı ForumZero.Net - Foxin


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736