Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu

   


Go Back   Forum Zero - Türkiyenin En İyi Online Oyun Forumu > Eğitim Dünyası > Lise Ansiklopedisi > Biyoloji


Tek hücreden oluşan İnsan...

Biyoloji


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 11 Kasım 2013   #1
Ne Mutlu Türküm Diyene
GROZNIE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Profil Bilgileri
Üyelik tarihi: 21 Nisan 2012
Alter: 31
Mesajlar: 3.862
Konular: 879
Rep Puanı: 235085
Rep Gücü: 3868
Rep Derecesi : GROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond reputeGROZNIE has a reputation beyond repute
Aldığı Teşekkürler: 375
Ettiği Teşekkürler: 275
Standart Tek hücreden oluşan İnsan...

Tek hücreden oluşan İnsan...

İnsan ne den meydana geldi... insan tek başına yaşayan bir yaratık olmadığından meseleleri tek olarak işlemiyoruz... her meselenin dalı budağı var... biz yine gövdeye sadık kalarak insanın başlangıcı olan tek hücreye dönelim. İnsanın başlangıcı tek hücredir derken bu tek hücre nereden gelmiştir sorusu hemen aklımıza takılıyor, bunu da bir misal ile açıklamaya çalışalım: nikahlanmak üzere olan genç karı koca namzetlerine şöyle bir teklifte bulunabiliriz... "bir kaç aylık bal ayınızı bizim bahçede geçirmenizi rica edeceğiz... istediğiniz gibi gezip tozabilirsiniz... rahat edeceğinizi ümit ederiz, sizden tek ricamız üç ay müddetle sadece ekmek yeyip, su içeceksiniz"... karı koca aramızdaki samimiyeti de hesaba katarak bu teklifimizi kabül etseler, ve bahçemizde kalıp sadece ekmek yeyip su içseler... üç ay sonra genç hanım hamile olduğunu söylediğinde biz yine düşünceye dalıp çocuğun başlangıcı olan tek hücre nereden gelmiştir sorusunun cevabını aramaya koyulacağız...

Karı koca ekmek yeyip su içmişti, bunların ikiside ölü gıdalardı, karı kocanın vücudunda dirildi... kan oldu, protein oldu... sonra hücre oldu, embriyon oldu... sonra saçları oldu, kemik oldu ve çocuk oldu... İsa Aleyhisselamın babasız dünyaya gelmesine aklı yatmayanlar, acaba ölü gıdalardan canlı şeyler meydana gelmesini nasıl izah ediyorlar... kaldı ki ölü gıdalar nereden gelmiştir... bu soruya ilgililer cevap vermeye çalışırken biz devam edelim... çiftlikteki ana baba sadece ekmek yeyip su içtiklerine göre çocuğun vücuduna sebep olan hücre, ekmek ve su ile beslenmiştir... ekmek hamur'dan... hamur, un'dan, un buğday'dan ve buğday da toprak'tan meydana geldiğine göre insanın başlangıç noktası topraktır... yeterki bu izi sürmeye devam edelim biz... topraktan buğday, buğday'dan un, sonra kana karışan ekmek, sonra sperma ile yumurta hücreleri beslendi, ve sonra çocuk gelişti... öyle ise çocuk topraktan geldi... topraktan gelen çocuk yetişkin olunca büyük bir ihtimalle evlenecek, sonra yeni nesillerin türemesine sebep olacak... ve neticede topraktan gelen çocuk er yada geç birgün tekrar toprağına dönecektir.

Var etmek bir kenarda dursun, yok etmekte öyle kolay bir iş değildir... bir kağıt parçasını yakarsınız bir kısmı kül olur, bir kısmı duman şeklinde tekrar havaya karışır... siz kağıdı yok ettim sanırsınız... ancak kağıt sizin elinizden duman şeklinde kurtuldu gitti... atomları asla yok olmadı... orada sadece kimyasal ve fiziksel bir değişme oldu... yanıp kül olan bir kağıdı yok edemediğiniz halde... maddeyi, molekülü, atomları nasıl var edersiniz... işte o konularda Allah diyorki orası benim uzmanlık alanım... benim işime karışma.
Yok etmek, Var etmek...


Sırası gelmişken levazye (Lavoisier) -kanununa dokunmak istiyoruz... Levazye hiç bir şeyin yok edilemeyeceğini, hiçbir şeyin de yoktan var edilemeyeceğini söylüyor... Labratuar çalışmalarında bu söz çok doğrudur... çünkü labratuarlarda hiçbir şey yok edilemeyeceği gibi, hiçbir şey de yoktan var edilemez... mesela odunu yakarsanız ısı, ışık, kül, halinde tekrar enerjiye dönüşür... bir kere enerji denilen varlığı siz asla yok edemezsiniz... o ne eder eder elinizden çıkar gider başka safhalarda yeni görevler üstlenir... odun yanar kül olur, ısı olur, hatta ışık olur ve dumanı göğe çıkar... yok ettim, çöpe attım, yada toprağa gömdüm dediğiniz maddeler asırlar sonra petrol olur gaz olur ve tekrar gelir mutfağınızda, odanızda sizden sonraki nesillerin işine yarar... siz o maddeyi... o enerji'yi yok edemezsiniz...

Bu enerji yok olmaz sadece şekil değiştir... işte güneşin yok olmaması, sünüp bitmemesi kainattaki enerjilerin belli yerlerde dolaşmaşı ve tekrar belli bir yerde yoğunlaşması demektir... ve yoğunlaşan enerjiler dağlar, taşlar, gezegenler, denizler, yıldızlar, ağaçlar, bitkiler, insanlar halinde tekrar karşımıza çıkar... enerji eşittir... taş, toprak, bitki, insan demektir... bunlar yok olmazlar şekil değiştirirler... ölen insan'da yok olmaz, şekil değiştirir, ruhu elinden alınır ve sonra kimyasal atıkları, yani kemikleri tekrar toprağa intikal eder, o kemikler çürüse bile yok olmaz, atomlara dönüşür, sonra o atomlar fizik kanunları çerçevesinde çeşitli aşamalardan geçer yani mutasyonlar sonucu kalsiyum, kireç, mineral, tuz şeklinde bir çiçek kökünden tekrar hayata intikal eder. Biz bütün bu olan bitenleri birgün içinde farkedemeyiz.

Yanıp kül olan odun yok olmazken, ölünce yok olacağını, dağılıp parçalanacağını sanan insanlar yanılmıyor mu... Fizik dersinde sınıf geçecek kadar not alan insanlar nasıl olurda Levazye kanunlarına karşı, aykırı bir iddia da bulunup yok olacaklarına inanırlar. Allah, temel varlıkları temel kaideleri ile yoktan var etmiştir... yanıp kül olan bir madde havada, suda yada toprak altında başka bir maddenin imdadına yetişir... yoktan var etmiş, sonra bu kainatı belli kanunları içinde kurmuş... dolaysiyle bu kanunlara baş kaldıran yaratıklar iflah olmazlar... kainatı ister bir labratuar kabül edin isterseniz bir olay... bunlardan hiç birini yoktan var, varı da yok edemeyiz... temel kanunları kim yoktan var ettiyse ancak o yok edebilir... ve bir gün yok edecek yine O'dur... gerçek ilim onun elindedir... ayrıca ne güzel ilimdir O... ilmi anlayanlar ancak şehvetlenir... ilim hem insanları hem varlıkları şaha kaldırır... yeterki tevazu etmesini bil... ve ilmi sevdiklerinle paylaş... ilmin kadrini bilmeyenlere nefes tüketme...

Allah, İbda sıfatı ile demir atomunu belli sayıda ve belli şekillerde yoktan var etmiştir... ve Tahlik sıfatlarıyla bu halin devamını sağlamıştır...Terzik sıfatı ile demir atomunu ıspanağa yedirip onu beslemiştir... bakınız ıspanağa demiri yedirten o Allah... bir başka anlamda diyor ki... sakın ola Demir oldum diye benim kanunlarıma baş kaldırma... birgün gelir seni atomlar halinde ıspanağa yedirtirim... ilim'deki şu anlama dikkat buyurunuz... demir oldum diye sakın gururlanma ıspanağa tevazu et... ve o ıspanak'ta hiç gururlanmaz, demir maddesini tertemiz alır sizin kan hücrelerinize nakış gibi işler... sizde ondan güç alırsınız, yani demirden sağlık alırsınız... demiri ıspanağa yedirten o yaratan, kanunlarına baş kaldıran insanın topraktaki atıklarını porsuklara, kurtlara, kuşlara yedirtmez mi... Terzik sıfatıyla demire emreden yaratan, Sun sıfatıyla ıspanağı kuruttuğu gibi... birgün demir atomunu da yok edebilir. İşte Levazye kanunu bu sebeple ele alınırsa doğrudur... Allah'ın yaratması ile kulun yapması arasında dağlar kadar fark vardır... Allah demir atomunu yarattı, kul demirden balta yaptı... araba yaptı... silah yaptı... Allah sinek yaratırken, kul uçak yaptı... uçak yapan insan, sinek kadar küçük, yada dünya kadar büyük uçaklar yapamayacağını anladığı anda, kendi sanatı ile Allah'ın sanatı arasındaki farkı görecektir, acizliğini anlayacaktır. Böylece Allah maddeyi yoktan var eder... varı da yok eder.

Bildiğiniz gibi atmosferin içerisinde dünyamızı çepe çevre kuşatan bir hava tabakası vardır... buna strosfer denir, strosfer içinde bulunan her şeye tabiat dersek, uçağın tabiat içinden çıktığını söyleyebiliriz. Diğer vasıtalar tabiatın içinden nasıl çıktı ise, insan sinek, maymun ve diğer bütün canlılar'da öyle çıkmıştır. Uçak, gemi, tren ve benzeri vasıtalar bütün tabiatın içinden çıkmıştır ama onları tabiat yapmamıştır... kendiliğinden de yapılmamıştır... tesadüfün eli ise bu işe hiç karışmaz... öyle ise nasıl olurda leyleği tabiat yapmıştır... veya kendiliğinden olmuştur... veyahut tesadüfen yapılmıştır diyebilir miyiz?...

1789 Fransa ihtilalinde ayaklanan insanlar kiliselere karşıydı... intikam almak için bir yandan kiliselere ****** doldururken, öte yandan yeni bir mabut bulmaya çalıştılar... buldukları mabutun ismini Tabiat koydular... 1922 sonrasının Türkiye'si... Avrupaya kaydı... Fransa'yı taklit etmeye başladı. Birçok kanunlar, adaletler, bu arada tabiatçılık da ordan geldi... bunlar okullarda öğretildi... şimdi okullarda tabiatçılık öğretiliyor... okul sınıflarında biyoloji derslerinde öğretmenin biri tabiatı anlatmaya çalışırken... ikinci derse giren Din dersi öğretmeni Allah'ın kainat üzerindeki tasarrufuna işaret ederek hücreyi yaratan Allah'tır, insanın ve bütün canlıların planını çizen o'dur deyince... parmak kaldıran çocuk: 'hocam biyoloji dersindeki öğretmene mi, yoksa size mi inanalım diyor... işte bu çelişki içinde yetişen bir çocuk sınıfı geçse bile ilim adına verimli olamaz.

Avrupa okullarında, bizde gördük durum çok farklıdır... bir kere Avrupa okullarında bizlerde olduğu gibi ezbercilik yoktur... biyoloji olsun, fen olsun, matematik olsun, yada katolik din dersleri olsun... kainat ve tabiat ilimlerine yaklaşım biçimi, bakış açıları bizdekinden çok farklıdır... derslerin içeriği ne olura olsun, öğretmende hür... çocukta hür dür.
Bizdeki kuralların garip tarafı, din dersi öğretmeni sınıftaki çocuklara biyoloji hocası hakkında inanmayın ona derse, suç işlemiş olur... laikliğe aykırı hareketten o hocayı ya mahkemeye sevkederler, yada açığa alırlar... "devletin temel esaslarını değiştirmekten"... diye hakim başlar okumaya...

Bu yüzden de ülkemizde yeteri kadar buluş yapılamıyor malesef... yüksek teknoloji bu sebeple hayata geçemiyor bizim ülkemizde... çünkü baştan başa ezber ve taklitten ibaret her şey... çocuk kendine güvenemiyor... Lisede okuyan bir çocuk iki kelimeyi bir araya getiremiyor... daha doğrusu Türkçe bilmiyor çocuk... eğitim konusunda son yıllarda hızlı gelişmeler, reformlar yaşandı... ancak batının çok gerisindeyiz... okul ile aile arasındaki bağlar çok zayıf... ülkemizde herşeyden evvel bunların halledilmesi lazım.
Çocuk Alevi ise okulda alevilik kültürü de alması gerekir... çünkü evde alevi okulda sunni olamaz çocuk... kendine, kültürüne, milletine güvenebilmesi için o çocuğun önündeki duvarları kaldırmanız lazım... sunni ise sunni... alevi ise alevi... Camii ise Camii... Cem evi ise Cem evi... eğitim bir kültürün aynasıdır... kültür ve alt kimlik sorunlarını halledemeyen bir toplum eğitim konularında boşuna uğraşmasın, batı ülkelerine asla yetişemez... çünkü... aradaki mesafe çok büyüktür.

Türkiye'de biyoloji öğretmeninin anlattığı embiriyo safhaları nedir onu bir görelim...

İnsanlar kadın ve erkek olarak iki kısımdır... savaşlar, fırtınalar ve vahşi hayvanlar gibi bazı hadiseler erkeğin aleyhine gelişşe bile tarih boyunca erkek ve kadın sayısı arasında fazla bir fark görülmüyor... şu sıralarda dünya nüfusu 6 milyar civarlarında olmasına rağmen kadınların erkeklerden sadece 120 milyon fazla olması, kadın erkek nüfusunun lisbeten dengeli yürüdüğünü gösterir... bunu temin edene şükrediyoruz, çünkü kadın erkek arasında denge aşırı dercede bozulacak olursa beklenmedik hadiselerle karşılaşmak mümkündür... anne rahmindeki çocuğun erkek veya kız olmasını temin etmek şimdiye kadar düşünülmedi bile... hatta yakın zamana kadar, doğmamış bir çocuğun erkek veya kız olacağı da bilinmiyordu, bunu bilmek de gaybı bilmek sayılmaz... anne rahmine inen çocuk gayb aleminden çıkmış, alemi şahadet dedikleri görülebilen aleme gelmiştir... ses dalgaları yada röntgenle görmek de çocuğun dünyamızda bulunduğunu gösterir... henüz rahime gelmemiş bir çocuğun erkek mi, kız mı olacağı ilmen kestirilemez, ayrıca çocuğun mutlaka erkek veya kız olması da sağlanamaz.

Sperma ile döl hücrelerinin birleşmesi ve Embriyon safhaları,
Cemiyetin temeli aile, ailenin temeli de karı kocadır... karı kocanın çocukları olunca bunlar: Anne ve Baba ismini alır... çocuğun hayatına başlangıç olan erkek hücresi bir tanedir... buna sperma ismi verilir, kadındaki hücreye, yumarta yerine döl hücresi demek yerinde olur... insan hayatına başlangıç noktası olan sperma sayısı bir defasında 225 milyon kadar rahime iner... bunlar yaklaşık olarak 8 saat döl hücresi arar... arayış içinde bunlardan büyük bir kısmı yolda yada rahimde ölmeye başlar... ancak içlerinde en güçlü olanı döl hücresini bulur... onun içine giren kısa bir zamanda tek hücre haline gelir... ve 15 dakika sonra sürekli bölünerek üremeye başlar... işte bu tek hücreden çok hücreler meydana gelmesi ve insan oluncaya kadar geçen zaman ve şekillerin bütününe embriyon safhaları denir.

big 7454635 0 300 180 - Tek hücreden oluşan İnsan.

İç içe giren iki hücrenin içindeki erkek hücre canlılığını korumaktadır... dişi üreme hücresi erkek üreme hücresine kıyasla çok büyüktür... hatta bunu çocukluk saflarında bile kız çocuklarında görebiliyoruz... onlar bu yüzden çok çabuk ergenlik safalarına giriyorlar... aslında bu eğilim genetik olarak ana rahminde başlıyor... dişi üreme hücresinin kendine has bir çekici kabiliyeti vardır... erkek üreme hücresi ise hareketlidir... dişi üreme hücresi bir köşesinden hafif bir çıkıntı yapar... erkek üreme hücresi gelip buradan içeri girer... hemen dişi hücre erkek hücrenin girdiği yeri kapatır ve başka hücrenin girmesini önler... tek bir hücredeki kabiliyete bakınız... bütün bu işler toplu iğnenin başından çok daha küçük hücrelerde olmaktadır.
200. 000 hücrenin ağırlığı ancak bir gram gelmektedir... bu kadar küçük canlıların bu kadar büyük işler başarması herhalde kendi kabiliyetleri değildir... herşeyden önce böyle küçük canlıların var olması, yeyip içmesi sonra üremek için bu kadar büyük işler başarması sanatkarın hakimiyetini gösterir.

İçerdeki erkek hücre zarrını eritip dişi hücre ile bütünleşir sonra bunlar tek bir hücre haline gelir... işte bu tek hücre hangi canlıya ait ise bu hücrenin çoğalmasından o canlı meydana gelecektir. Döllenmiş tek hücrenin anne rahminde tek bir noktaya tutunması icap eder ki bu noktayı nasıl bulup oraya nasıl tutunur sorusu aklımıza gelir... evliliği aslında hücreler yapıyor... ve sonra üremeye devam eden hücre oraya nasıl tutunur ve anne ile nasıl iletişim başlatır... anne bünyesinde irtibatını nasıl sağlar ve nasıl beslenir... embriyon sonra çocuk şeklini almaya başladığı noktalarda göbek bağı da gelişiyor... kan dolaşımı anne rahmi içinde yeni gelişen göbek bağından çocuk bünyesine taşınıyor... ayrıca bütün besinler bu kanaldan geliyor... buna embriyo nun birinci safhası olan Morula denir... Morula safhasında kertenkele, at, kuş gibi memeli canlılar sınıfına giren hayvanların hepsi birbirine benzer... bu benzeyiş dıştan dır... hücrelerin içindeki genlerin durumları ve gizli planları bilinse o zaman şu kertenkele'dir denecek, öbürünün'de at olduğu belirtilecektir.

big 7454643 0 300 242 - Tek hücreden oluşan İnsan.

İşte, tesadüf ve kendi kendine oluş saçmalıkları ilmi burada yıkılıyor... Morula safhasında bir birine benzeyen canlılar, bir unutkanlık veya bir yanlışlık sonucu at iken, kuş iken, neden insan olamıyor... yaradanın ilminde at'tan at... ördek'ten ördek... insan'dan insan meydana geliyor... binlerce hücre bir araya gelince bu devrede insan bir dut tanesine benzer, bu dut'un sapı annenin vücuduna irtibatlıdır... göbek bağından gelen gıdalar yavruyu beslemektedir... bütün bu olup bitenlerden annede mutlu, çocukta mutlu dur.
Çocuk belli bir safhadan sonra annenin bütün hislerini ve sıcaklığını anlıyor... annenin ses tellerinden gelen ses dalgalarını, gülücüklerini çocuk zaman zaman alğılıyor... anne üzgün ken üzülüyor... ve bu meziyetler, yetenekler onun hücresine daha önce genetik kodlar şeklinde işlenmişti... öyle bir nizam kurulmuş ki, anne pek çok şey yiyecek, bu yiyecekler vücutta hazmolacak, hazmolmuş gıdaların bir kısmı yavrusuna ayrılacak, o da beslenip doğum gününü bekleyecek.

Allah kimleri nerede besliyor... onun Rezzak sıfatını böylece daha iyi anlıyoruz... Rezzak herşeye rızık veren demek... Samed sıfatı ise her şeyin Allah'a muhtaç olduğunu gösterir, çocuk aslında o küçücük yuvada hem anneye hem Allah'a muhtaçtır, anneye birşey olsa çocuğun istikbali tehlikeye girer... devreye giren Rezzak sıfatı denetiminde Morula safhasında ilerlemeye devam eden bebek futbol topu gibi şekil haline gelirken hücreler peltemsi bir sıvı ifraz eder, bu sıvı hücrelerin ortasındaki boşluğa dolar... bakınız top gibi bir şekil, sonra küçücük hücrelerde ifrazat, ve bu ifrazatı iç boşlukta toplamak... hücrelerin top şeklini alması ve içinin sıvı ile dolması embriyo'nun ikinci safhası olan Blastula'yı meydana getirir... Blastula safhasında bütün canlılar halen bir birine benzer... Sonra Blastula bir yerinde içeri çökmeye başlar... biz bir yerinden diyoruz, fakat nereden çökeceğini hücreler gayet iyi biliyor... acaba bunu kafası, beyni ve ilmi olmayan hücreler nasıl biliyor... yoksa aralarında bilen biri mi var... 'Hey bir numaralı hücre, sen yavaş yavaş kendini içeri çek, etrafındakiler de uygun hareket yapsın' diyebilecek birisi olabilir mi ?..

Öyle ise Blastula nasıl oluyor da bir yerinden içeri çöküyor, ve iki katlı bir kese haline geliyor... hücreler iki katlı kese haline gelince Gastrula ismini alır, ortadaki boşluk mide vazifesini gördüğünden bu isim verilmiştir... süngerler Gastrula safhasında kalmış canlılar dır... demek bir yanda Gastrula safhasına gelince gelişmesi duranlar var... öte yandan gelişmeye devam edip insan veya hayvan şekline gelen de vardır... demekki bir hal mutlaka diğer halin başlangıcı değil, bazı haller hallerin sonu olup bitmiş noktasını göstermesi bakımından dikkatimizi çekiyor...

big 7454661 0 540 317 - Tek hücreden oluşan İnsan.

Gastrula safhasında kalan hayvanların vücudunu teşkil eden hücreler arasında farklılaşma ve iş bölümü yapılmıştır. Fakat dokular yeteri kadar gelişmemiştir. Günümüzdeki iş yerlerinde görev paylaşımı varsa, iş yerini kuran ve işçileri toplayan ve bunlara görev paylaşımı yapan kimselere organizator, kordinator veya benzeri isimler verilir... Gastrula safhasında insan bir boru manzarası arzeder, şimdi buraya göz, kulak gibi cihazlar takılacak... ciğer, kalp gibi harika organlar takılacaktır... bir hücreden pek çok hücreler meydana gelmişti ya... işte bu hücreden meydana gelen diğer hücreler kemik yapısı, kas yapısından farklıdır... damarlar, sinirler daha farklı manzara gösterir... şimdi düşünelim: nasıl oldu da tek hücreden meydana gelen diğer hücreler bu sefer sınıflara dağıldı, her biri başka organlar için farlık görevler aldı... sonunda insanın gören gözü, işiten kulağı, koku alan burnu oldular... görülüyor ki farklılaşmayı ve iş bölümünü takip eden var, yani görev paylaşımı takip ediliyor... görev paylaşımı dokuları, dokular da organları meydana getiriyorlar.

Gastrula safhasında insanın gelişimi bir boru manzarasını arz ediyordu, bu manzara içinde görev alan hücrelerden hangisi diyebilir ki falan numaralı hücre hazırlıklarını tamamlamaya başla, sen göz olacaksın... böyle bir emri veren olsa bile yerine getirecek hücrede göz hekimliği ilmi aramak boşuna bir gayrettir... zira bütün bu emirler daha önce hücrenin DNA moleküllerine şifreler halinde işlenmiştir... kaldı ki göz hekimleri göz yapmıyor, gözü tedavi ediyor... Ebriyo safhalarını anladıkça... insan gibi diğer canlıların teşekkülünü tektik ettikçe Allah'a olan inancımız daha güçleniyor... şükürler olsun... ve Kudret sahibi o ki, bir hücreden pek çok hücre türettiriyor... aynı zamanda onlara hükmediyor. Onlara vazife verdiriyor... bu vazifesini en iyi şekilde yaptırıyor ve sonra onları alıp yerlerine başkalarını gönderiyor... kuşun, timsahın, balığın hakkını kendilerine verdiğine göre Adil'dir... yarattıklarını besleyip, büyüttüğüne bakılırsa Rezzaktır... kendine isyan edenler dahil, çok şeyler bağışladığına göre, Gafuru Rahimdir... hatta bazı güçlü kuvvetli insanlar, yakışıklı olmalarından dolayı şükredecek yerde, daha fazla isyan getirip kendilerine güç ve güzellik verenin emirlerine aykırı tutum ve davranış içinde bulunmayı normal gibi sanıyorlar.
Bunlara yinede rızık veren, yine de Kerim'dir, elbetteki kainata hakim olup sebepleri perde yapan mutlak varlık olan Allah'tır. Demekki bizim organlarımızı yapan, kalbimizi göğsümüze takan, anne rahmindeki bütün bebeklerin kalbini yerli yerince takıyor. Bizim yüz şekillerimizi veren yaratan, yer yüzünde benzeri olmayan yeni bir yüz daha yapıyor, birde yüz şekilleri kadar anlayış, karekter ve kavrayış şekilleri ortaya çıkıyor... insan, insanlık aleminin bir hücresi gibi aralarında farklılaşma ve görev paylaşımı meydana geliyor ki, tek hücreden insana geçiş sürecinde hücreler, denge konusunda aynen atomlara ve kainat sistemine benziyor.



Üye Profil Bilgileri
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli- Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber…
GROZNIE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İnsan Aradım Kheron Atatürk Şiirleri & Mektupları 1 21 Nisan 2014 23:49
PS3′ün 4.45 güncellemesi sonrası oluşan sorunları yakında çözülüyor Team SoloMid Donanım Haberleri 1 21 Mart 2014 18:26
Güncelleme sonrası oluşan Sıkıntılar ve Tazminat Aliaena Dark Orbit Genel & Muhabbet 0 15 Mart 2013 23:27
İnsan Kılçığı kasttas Komik Yazılar & Fıkralar 0 19 Aralık 2012 02:31

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:58.

Sistem Bilgileri Bilinmesi Gerekenler
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.1.0 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz.

Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir.
Soru Ve Sorunlarınız İçin Lütfen İletişim Bölümünü Kullanınız
Tema Tasarımı ForumZero.Net - Foxin


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736